Bugün bir olay beni çok mutlu etti, içimde sebepsiz bir bahar açtı sanki kalbim hafifledi,yüzümde uzun zamandır unuttuğum bir gülümseme belirdi. O anı saklamak istemedim sana anlatmak istedim,sesimin sana ulaşmasını, gözlerimin içindeki ışıltının senin gözlerinde anlam bulmasını istedim. İçimde taşıdığım o güzel duyguyu sana bırakmak için yaklaştım, kelimelerimi sana emanet etmek istedim… ama duvarlarına çarptım.
Bugün birine çok sinirlendim, içimde kabaran öfke nefesimi daralttı; ne düşünsem geçmedi, ne yapsam dinmedi.Senin sesini duymak istedim, bir kelimenle içimdeki fırtınanın dineceğine inandım. Sana yöneldim, içimdeki karmaşayı sana bırakmak, biraz olsun hafiflemek istedim… ama sessizliğine çarptım.
Bugün bir şey beni çok üzdü, kalbimin en kırılgan yerine dokundu; gözlerim doldu ama dökülecek bir omuz bulamadı. İnsan bazen sadece başını bir yere koymak ister, hiçbir şey söylemeden anlaşılmak ister. Senin dizlerin geldi aklıma, huzurun ve aitliğin sembolü gibi… Sana uzanmak, o tanıdık sıcaklığa sığınmak istedim… ama taşlara uzandım.
Bugün anlatmak istedim sadece kendimi, ne eksik ne fazla; içimde birikenleri olduğu gibi, saklamadan, süslemeden… Belki anlaşılırım diye, belki bir parça görülürüm diye.Kelimelerim sana değsin istedim, içimdeki sessiz çığlık bir karşılık bulsun istedim. Sana yaklaştım, kendimi sana bırakmak istedim… ama gururuna çarptım.
Seni çok sevmek istedim, korkusuzca, hesapsızca, içimde ne varsa olduğu gibi sana ait kılmak istedim. Her duygumu seninle çoğaltmak, her eksikliğimi seninle tamamlamak istedim. Sana doğru yürüdüm, kalbimi sana açtım, içimdeki sevgiyi sana vermek istedim… ama hep sevgisizliğine çarptım.