Zukoddd

Zukoddd
@Zukod
Bazen okur bazen yazar..Bazen okumaz sadece izler.Nefes alır ama yaşamaz
HAYATIN MATEMATİĞİ
Eskiden matematik derslerini sevmezdim anlamazdım da zaten.Belki de anlamını kuramadığım için içime de sinmezdi, bilmiyorum.Zaman ilerledikçe fark ettim ki ben sayıları çözemedim belki ama hayatın düzenini okumaya başladım.Çünkü anladım ki matematik sadece tahtada değilmiş,hayatın kendisiymiş aslında sadece formülü kalbin içinde saklıymış. İnsan önce bir ailenin içine doğuyor, sanki karmaşık bir ifadenin parantezine düşer gibi. Orada öğreniyor ilk işlemleri; sevilmeyi, kırılmayı, bağlanmayı… Anne dediğin şey değişmeyen bir sabit gibi duruyor denklemde ne olursa olsun yerini terk etmiyor.Baba ise bazen bir çarpan gibi giriyor hayatına seni büyütüyor, genişletiyor ama bazen yükünü de artırıyor. Ve sen, o parantezin içinde şekillenirken fark etmiyorsun aslında çözülmeye başlayan ilk problem sensin. Sonra insanlar giriyor hayatına farklı kesirler gibi. Kimisi seni tamamlıyor kimisi seni yarım bırakıyor. Ama arada öyle biri oluyor ki onunla aynı paydada buluşabiliyorsun. İşte dostluk dediğimiz şey o an başlıyor; iki farklı sayının, birbirini küçültmeden ortak bir değerde buluşması. Bazıları ise asal sayılar gibi kalıyor içinde bölünmüyor, parçalanmıyor, ama bir şekilde hep kendine ait bir yerde duruyor kalbinde. Ve sonra aşk geliyor… Her şeyi altüst eden o bilinmeyen. Bir denklemin içine düşmüş gibi çözmeye çalıştıkça daha da karmaşıklaşan bir şey. Bazen bir eğri gibi yükseliyorsun kalbin hızlanıyor, dünya daralıyor. Bazen de bir limit gibi yaklaşıyorsun ona dokunacak kadar yakın ama hiçbir zaman tam ulaşamıyorsun. İki insanın kesiştiği bir küme gibi başlıyor her şey, ama kimi zaman fark ediyorsun ki siz aslında paralel doğrularsınız; yan yana yürürsünüz ama asla aynı noktada buluşamazsınız... Hayat devam ediyor önüne her gün yeni problemler koyuyor. Çözmeden
Hatice isimli okura yanıt verildi
Zukoddd
Teşekkür ederim 🙏
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kötülük problemine dair argüman, felsefe tarihinde oldukça eski olmasına rağmen Tanrı'nın sıfatlarıyla ilgilidir, Tanrı'nın zatının varlığıyla ilgili değil. Dolayısıyla, kötülük problemi üzerinden Tanrı'nın zatının olmadığını kati bir dille ile iddia etmek imkânsızdır.
Sayfa 23 - TİN
Felsefe ve Düşünce
Zukoddd isimli okura yanıt verildi
Zukoddd
Muhayyîr Tartışılan konu oldukça kıymetli ancak unutmamak gerekir ki felsefede asıl olan yanıtların kesinliği değil,soruların sarsıcılığıdır.Zira herkesin yanıtı düşüncenin ufkunu biraz daha daraltırken,doğru sorulan bir soru zihni yeni ihtimallere açar. Bahsi geçen kötülük problemi,doğası gereği felsefi bir paradokstur.
Kötülük problemine dair argüman, felsefe tarihinde oldukça eski olmasına rağmen Tanrı'nın sıfatlarıyla ilgilidir, Tanrı'nın zatının varlığıyla ilgili değil. Dolayısıyla, kötülük problemi üzerinden Tanrı'nın zatının olmadığını kati bir dille ile iddia etmek imkânsızdır.
Sayfa 23 - TİN
Felsefe ve Düşünce
Zukoddd isimli okura yanıt verildi
Zukoddd
Muhayyîr Tanrıya irade atfetmek acizlik değil, kudretin ifadesidir; çünkü irade eksiklik değil, seçebilme gücüdür. İyi-kötü meselesine gelince: Eğer bunu belirleyen hiçbir ölçüt yoksa, o zaman ‘kötülük’ diye bir problemden de söz edemeyiz. Yani ya aşkın bir ölçütü kabul edeceğiz ya da tüm tartışma zeminsiz kalacak.