Zy

"İsmail Enver. İsmail Enver. Evet işte, ismini bulduk. İsmail Enver. İsmail Enver ismi, çocuğa konulduğunda birden şimşekler çaktı, yıldırımlar düştü. Fırtınalara adeta bu ismi bütün Rumeli'nin, Makedonya'nın, Trabluskarp'ın, Sarıkamış'ın, Çanakkale'nin, Kütül'ün, Amel'inin, Hicaz'ın, Bilicya'nın, Türkistan'ın tepelerine duyurmak için oradan oraya esti. Ay, o gece ışıklı haliyle parılayıp Mehtap'a döndü. Zerellere can suyu geldi, rüzgar bekleyen değirmenlerin kanatları dönmeye başladı. Denizler çalkalandı, nehirler çağırıldadı. Kösler vuruldu, tuğlar dalgalandı, bozeleri atlar kişnedi. Kılıçlar kınından sürüldü, oklar yaya kondu, mermiler namluyu sürüldü. Nice yiğitler, nefesleri barut kokanlar, canına pazara çıkanlar, vatan için kurban olacaklar, hançerleri yırtılarak hep birden olunca sesleriyle, avazlarıyla çıktığı kadar divan yolundaki evin önünde toplanıp haykırıverdi sanki. İsmail Enver. Böylece kısa bir süre önce dünyaya gelen bebeğe İsmail Enver ismi konuldu. Ancak annesi daha şimdiden oğlu için kaygılanmaya başlanmıştı bile. Ya kurban olursa, vatanı için, bayrak için, millet için, din için. İçine çöken sıkıntıyı yine ümidini tutanarak aşmak istedi. Bunlar için kurban olacaksa olsun, nihayet rahatlamıştı."
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Ben bunu şöyle söylüyorum: Gelişmiş insan, hakkaniyet duygusu, yani adalet duygusu yüksek, kıskançlık duygusu zayıf olan insandır. Hem kıskançlık duygusu zayıf olacak hem de başkalarının iyi taraflarını görüp açık yüreklilikle yüzüne karşı söyleyecek. Genellikle bunun arkasında kıskançlık var. Yani kıskançlık duygusu yüksekse, senin güzelliğini görüp sana söylemiyor genelde bu. Ama bizde kültür de önemli rol oynuyor. Daha önemlisi de, diyelim ki bir insan güldüğü zaman, gülüşü de güzel, gamzelerin ortaya çıkması da güzel değil mi? Bunu fark etmek kolay bir şey değil. 100 kişi bakıyor, onu görmüyor ama yüz birinci kişi bakıyor ve sen güldüğün zaman hem aydınlık gülüyorsun hem de gamzelerin güzel ortaya çıkıyor diyor. Antrenmanlıysan sen bunu görüyorsun. Antrenmanda bir insan hazır bir şekilde güzellikleri görüyor ve ifade ediyor.”
Sayfa 183·Kitabı okudu
“Saygınlığın değeri hiçbir şeyle ölçülemez. En büyük zevki, en büyük zenginlik, saygınlık; saygın bir kişi olmanın öğeleri: Birinci, insanları seveceksin, yetmedi onları elden geldiğince yardım edeceksin. Bir insan olarak kendini de seveceksin ve kendi hayatını yaşayacaksın. Saçını süpürge etmek hiç kimseye iyilik değildir. İkinci, işini özenerek ve en iyi şekilde yapacaksın. Üstelik severek yapıyorsan ne mutlu. Üçüncü, adil olacaksın, güvenilir olacaksın. Haksızlık ve kabilecilik yapmayacaksın. Dördüncü, başkalarının başarılarını takdir edeceksin. Yetmedi, başkalarının başarılarını açık kalple söyleyeceksin. Gelişmiş insan, adalet duygusu güçlü, kıskançlık duygusu zayıf olan insandır ve bütün bunlar güven olmadan kazanılamaz.”
Sayfa 211·Kitabı okudu
“Birinci sınıf adamlar birinci sınıf adamlarla çalışır, ikinci sınıf adamlar, üçüncü sınıf adamlarla çalışır, üçüncü sınıf adamlar beşinci sınıf adamlarla çalışır, yani ikinci sınıf bir adam, birinci sınıf bir adamdan hoşlanmıyor. Birinci sınıf adam da ondan hoşlanmıyor zaten.”
Sayfa 122·Kitabı okudu
“Soğukkanlılığını kaybetmek yanlış karar vermeye sebep olur. Genellikle soğukkanlı olmadan doğru karar veremezsiniz. Kolay kolay yani doğru karar vermek istiyorsan soğukkanlılığını kaybetme lüksün yok. Ters tepme lüksün ise hiç yok.”
Sayfa 190·Kitabı okudu