Zeynep

@Zynp806·
·
sabitlendi
Not!
İnsan zihni zorlandığında bir kurtarıcı arar. Bir kişi... Bir fırsat... Bir mucize... Çünkü bilinçaltı güvenliği dışarıda konumlandırmaya eğilimlidir. Beni biri çıkarsın. Biri gelsin ve her şeyi değiştirsin. Oysa en büyük dönüşüm, kurtarıcı aramayı bıraktığın anda başlar. Bilinçaltı bir gerçeği çok net bilir Dışarıda gördüğün her çözüm, içeride verdiğin kararın sonucudur. Bir insan hayatına girdiyse, sen hazır olduğun için girmiştir. Bir fırsat çıktıysa, sen onu görebilecek bilinç seviyesine ulaştığın için çıkmıştır. Bir kapı açıldıysa, sen artık o kapıdan geçmeye niyet ettiğin için açılmıştır. Kurtarıcı beklemek, gücü dışarıya devretmektir. Sorumluluk almak ise içsel otoriteyi aktive etmektir. Sen "yeter" dediğinde, sınır koyduğunda, konfor alanından çıktığında, aynı anda hayatın içindeki insanlar, durumlar ve ihtimaller de değişmeye başlar. Çünkü bilinçaltı şuna göre çalışır: Kim olduğunu düşündüğün şeye göre seçim yaparsın. Seçimlerin değiştiğinde çevren değişir. Gerçek şu Seni kurtarmaya gelecek biri yok. Ama seni bulunduğun yerden çıkaracak kararlar var. Ve o kararları verecek versiyonun, artık bulunduğu yerden tatmin olmayan, daha fazlasını hak ettiğini bilen versiyonundur. Kurtarıcı dışarıda değil.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
bi 8 yıl
ben 1000kitaptaki 8. yılımı doldurdum🥲zaman ne de hızlı geçiyor. Liseye yeni geçtiğimde açmıştım, şimdi üniversitedeyim.Tabi o zamanlar bi dünya kitabı aynı anda okumak istiyordum öyle bir heves, şimdi belki biraz daha seçiciyim ama yine de aynı heves. Dile kolay 8 yıl bitti…. Nice daha çok okumalı, öğrenmeli senelere….
1000Kitap

Zeynep

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
0/10 kitap - %0 tamamlandı
Henüz kitap okumadı
10 kitap
0 sayfa
0 inceleme
0 alıntı
20 günde 1 kitap okumalı.
Hissizlik
seni unuttum,dedi kadın erkeğe, rüzgârın uğultusu kadar titrek bir sesle. yaprakların savruluşu gibi incindim, tenimin diken diken oluşu kadar görünürdü içimde olan. duyduğum, gördüğüm, hissettiğim… ama adını koyamadığım şeylerdi bunlar. emindim. ama uyuşmuş parmaklarım, kâğıda dökemeyeceğini bildiği kelimelere uzanıyordu. sanki bir rüzgâr gelip yazdıklarımı uçuracakmış gibi, dahası düşüncelerimi de uçurmasını istiyordum. seni tamamen unutabilmek için. …gözlerimi kapattım önce, yaşanmışlıkların sesini kısmaya çalıştım, beynimin ezberlediği yüzünü kalbimden silmek ister gibi. ama bazı şeyler vardır ya unutulmaz, sadece sessizleşir. ve ben sustukça, sen içimde