Kış günleri işinden eve dönünce sobasını nasıl yaktığını bir anlatması vardı ki ne vakit bu konuya dönse, sık sık anlatmak isteğini duyduğu, hiç sevmediği, kendisini pek zor gelen bu işten söz açsa ben yine de asıl şikayetin ne tutuşturamadığı odunlardan, ne bütün odayı kaplayan isten, dumandan, ne de öteye beriye dökülüp saçılan küllerden olmadığını anlardım .Bana göre onun asıl şikayeti, dert yanması bütün bu kire, pasa, zahmetlere uğrunda katlandığı bir insan olmamasındandı.
Her şey bir rüyanın karmakarışık havası içinde sona erip gidecek, belki de kendileri bile, uyanılınca can sıkıcı gelecek olan, bu kötü evde görülen rüyaya karşı içlerinde bir tiksinti duyacaklardı. Ama dostlukları sürecekti.