Kitabın başında yazar Athena için iki cümle kuruluyor:
Athena’nın her şeyi var.
Ama neredeyse hiç arkadaşı yok.
Bu bana şunu düşündürdü:
Parlak görünen hayatlar, çoğu zaman çok yüzeyde.
Athena ve June’u takip ediyoruz.
Aynı üniversite, farklı hayatlar.
Athena ışığın içinde,
June gölgede.
June’un hissettiği şey kıskançlık değil,
Athena gibi olma arzusu.
Bir gece yaşanan kazayla Athena ölüyor.
June ise yayımlanmamış el yazmasını alıp
kendi eseri gibi yayımlatıyor.
Sadece hikâyeyi değil,
Athena’nın gördüğü ilgiyi ve başarıyı da sahipleniyor.
June’un yükselişini,
sonra linçlenmesini
ve sosyal medyanın acımasız döngüsünü izliyoruz.
Gerçekler ortaya çıkıyor
ama June her yıkımdan sonra
kendine yeni bir yol açmaya çalışıyor.
R. F. KuangSarı Yüz
Bu kitabın içinde, Athena’nın dışarıdan mükemmel görünen ama içten içe yalnızlıkla örülü hayatının arka planını, Candide’nin birkaç cümlesinden ibaret değil, daha derinlikli bir şekilde görmek isterdim. Belki de Athena, kalabalıkların ortasında bile mutsuzdu; bu yüzden June ve aralarındaki ilişki onun için bambaşka bir anlam taşıyordu. Belki de hepimizin düşündüğünden çok daha farklı bir pencereden bakıyordu hayata. Athena’nın iç dünyasındaki zorlukları, kırılganlıkları ve sakladığı yönleri okumak gerçekten çok keyifli olabilirdi.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma