"Dikkatimi bir insana veriyordum ve dünyayla meşgul olacak vaktim yoktu. Sonra o insanı kaybettim ve yerine bir dünya kazandım. Kötü bir değil tokuş olduğunu mu düşünüyorsun? Bilmiyorum. Haklı olabilirsin."
"Artık intikam almak da istemiyorsundur, hayır ;ve işte o zaman, hakiki intikamın bu olduğunu fark edersin, tek intikam, tek kusursuz intikam budur. Artık ondan hiçbir şey istememek, ona ne iyilik ne kötülük dilemektir. Çünkü artık o zaman seni yaralamayaz. "
"Bir keresinde şöyle demişti:" İnsan ağlıyorsa artık dürüst değil demektir. Meseleyi geride bırakmıştır. Ben gözyaşlarına inanmam. Acının ne gözyaşları ne de kelimeleri vardır. "
"Fakat günün birinde sen de yetişkin oluyorsun ve yalnızlığın, hakiki, bilinçli tek başınalığın bir ceza, yaralı, hastalıklı bir kendini çekme, bir münzevilik değil, tek onurlu durum olduğunu fark ediyorsun. İşte o zaman artık yalnızlığa katlanmak da o kadar zor olmuyor. Daha temiz havada yaşamak gibi bir şey. "
Dangalak kendini öyle akıllı sanır ki çenesini bir saniye kapatmaz. Konu ne olursa olsun herkese laf yetiştirir. Mesela bir şeyin hoşunuza gittiğini söylediniz, geçmiş olsun, neden hoşunuza gitmemesi gerektiğini anlatır.