Kurt Vonnegut

Kurt Vonnegut

Yazar
7.8/10
293 Kişi
·
625
Okunma
·
104
Beğeni
·
6.390
Gösterim
Adı:
Kurt Vonnegut
Tam adı:
Kurt Vonnegut Jr.
Unvan:
Amerikalı Hümanist Yazar
Doğum:
Indianapolis, Indiana, Amerika Birleşik Devletleri, 11 Kasım 1922
Ölüm:
New York City, New York, Amerika Birleşik Devletleri, 11 Nisan 2007
Kurt Vonnegut Jr. (11 Kasım 1922 - 11 Nisan 2007), ABD'li hümanist yazardır.

Kurt Vonnegut, 1922 yılında ABD'nin Indianapolis şehrinde dünyaya geldi. Cornell Üniversitesi'nde biyokimya okuduktan sonra II. Dünya Savaşı'ndaAvrupa'da asker olarak hizmet verdi. Almanya'da savaş esiri olarak ele geçirildi ve Dresden şehrinin (Almanya) müttefik kuvvetler tarafındanbombalanmasına şahit oldu. Bu olay Vonnegut'u derinden etkiledi ve sonucunda en başarılı romanı, Slaughterhouse-Five'ı (Mezbaha No 5), yazdı. Bu kitap sayesinde çağdaş Amerikan yazarlarının başta gelenlerinden biri oldu.

Savaş sonrası, yazarlığa zamanının çoğunu ayırmadan önce, Şikago Üniversitesi'nde antropoloji dalında uzmanlaştı. Başlangıçta bilim-kurgu üzerinde yoğunlaştı ve ilk yayınlanan romanı, Player Piano (Otomatik Piyano), bu dalda Vonnegut'a büyük övgü kazandırdı. Sonraki zamanlarda her ne kadar bilim-kurgu dalıdan uzaklaştığını belirtse de, yazdığı kitaplarda etkileri halen görülebilir.
''Anlamayanlar için dilimi, değersizler için kalbimi yormadığım günden beri mutluyum.''
Bu hayatta, inan bana, düşünceli olanlar, hassas olanlar, gülünçlüklerin farkında olanlar, binlerce ölüm yaşar.
Kurt Vonnegut
Metis Yayınları EPUB
"Kadınlar erkeklerin hissetmediği şeyleri içgüdüyle hissederler," diyordu Anita. "Erkeklerin aldırış etmediği önemli şeyler bizim dikkatimizi çeker."
Kurt Vonnegut
Metis Yayınları EPUB
"Haksızlıklardan midem bulanıyor."
Kurt Vonnegut
Sayfa 148 - April, 5.Baskı, Çeviri: Serkan Göktaş
"Jimmy, IQ her şey demek değildir. Bu dünyadaki en mutsuz kişilerden bazıları en akıllı olanlardır."
Kurt Vonnegut
Metis Yayınları EPUB
"Bir Üçüncü Sanayi Devrimi olacak mı dersiniz?"
Paul ofisinin kapısında durdu. "Üçüncü mü? O neye benzerdi acaba?"
"Tam olarak bilmiyorum. Birinci ve ikinci de bir zamanlar akıl almazdı herhalde."
"Yerlerini makinelere bırakacak insanlar için belki. Üçüncü ha? Bir bakıma üçüncüsü de kaç zamandır olagelmekte ona bakarsan, düşünen makineleri kastediyorsak. Üçüncü devrim o olurdu bence insan düşüncesini değersizleştiren makineler."
Kurt Vonnegut
Metis Yayınları EPUB
#spoiler#
Farklı bir yazım türü okumak isterseniz "tam da doğru yerdesiniz"..bütün bu "falan-filan" lar aslında anlatacak çok şeyim var ama "daha sonra "der gibi bir izlenim bıraktı bende :) ..zekice yazılmış farklı bir savas kitabı diyebiliriz "Mezbaha No5'e"
Her ne kadar bilim kurgu etiketi ile anılsada, bence "öyle değil " zamandaki sıçramalar olarak bahsetti bölümler bana göre yazarın psikolojisinden kaynaklı... bir nevi savaş anılarına (belkide istemeyerek)dönüşümler yaşaması ve başka zamanlar başka galaksiler icad ederek bu anılardan kaçmaya çalışması. .Ölümü inkar edişi de ölüme tanıklık etmesinden kaynaklanıyor, bu boyutta ölebiliriz, fakat zamanın bir çok noktasında yaşamaya devam etmekteyiz ,fikrini benimsemeside bence bir yok olma duygusundan kaçış.
Dresden bombardımanı ile ilgili hiç bir şey okumadım, eğer gerçekten yaşanmış ve bir insan olarak hatta bir SAVAŞ esiri olarak sizde buna şahitlik etmiş iseniz ..başka bir dünyada ,başka bir zamanda olmayı hayal etmeniz hatta olduğunuzu zannetmeniz ve hatta böyle bir düşünceyi icat etmeniz -doğal -

Ne zamandır listemde olan fakat bir türlü okuma fırsatı bulamadığım Kurt VONNEGUT. ..başka bir beyin ve bambaşka kelimelerle savaşı anlatmış. .Kısa, büyük harfli ,incecik bir kitap farklı bir adamla tanışmak için "okuyunuz"

-Barışla kalın -
Eseri edindiğim bilgiler sebebiyle okuma gereği hissettim, birkaç gün önce okudum. Eser kurgusal olarak biraz farklı, romandan ziyade film gibi ama ben roman olarak da beğendim.

Esere geçecek olursak; Kitabın ilk bölümünde yazar ikinci dünya savaşında bulunduğunu ve bunları yazmak istediğini söylüyor. İkinci bölümdeyse esas roman başlıyor. Baş karakter Billy ‘nin bazı özellikleri şunlardır;
1)Hayatında trajik olaylar olmuştur, bunlardan biriside ikinci dünya savaşında bulunmasıdır.
2)Billy kendisinin farklı gezegenlerden gelen kişiler tarafından kaçırıldığını ve sahne de gösterime sunulduğunu iddaa etmektedir.
3)Billy aynı zamanda hem 1947’de , hem 1958 de ,hem de şimdiki zamanda bulunabilmektedir.
Roman anlatıma şimdiki zamandan başlar. Belirli bir anlatıdan sonra Billy birden kendini ikinci dünya savaşında bulur. Belirli süre sonra hayatının trajik bir sahnesine, sonrada farklı bir gezegende yaşadığı olaylara geçer. Yazar bu teknikle hem ikinci dünya savaşında yaşadığı gerçek olayları anlatır, hem de distopik bir olayı okuyucuya verir. Ayrıca atom bombası atılmadan önce başkan Thruman’ın yaptığı konuşma da romanda yer almaktadır. Amerikalı bir yazarın Dresden bombardımanını eleştirmesi de eserin okunması için bir başka neden.

Eseri ben yaklaşık birkaç saatte okumuştum, yazı puntoları büyük ayrıca bölümler arası boşluklarda var. Farklı bir tarz görmek isteyen arkadaşlara tavsiye ederim.

Herkese iyi okumalar dilerim.
Kurt Vonnegut şüphesiz okuduğum en zeki yazarlardan birisi. Bilgeliğinin en büyük kanııtı ise kitaplarında kurduğu alegori. Kedi Beşiği yazarın en ünlü kitaplarından biri. Yazıldığı 1963 yılında en iyi 3 kitaptan biri olarak gösterilmiştir. Vonnegut benzersiz üslubu, sıradışı karakterleri, yalanlarla dolu kurmaca dini, farklı gelecek senaryosuyla yine bambaşka bir biçimde karşımızda. Kara mizahın en iyi örneklerine şahit olurken alışılmışın dışında üslubu elinizden tutup son sayfaya kadar bırakmıyor. O yüzeysel hiçbir şeyi sevmiyor ve kitaplarında verimli bir okumaya ulaşmak için de yüzeyi olabildiğince aşmak gerekiyor. 233 sayfada pek çok şeyden bahsediyor, ince ince eleştiriyor, okura hiç müdahale etmiyor. Bildiğinizi doğru görmeye, inançlarınıza bağlanmaya devam edip etmemek değil de üçüncü bir göz olarak kendinize bakmak, insanlığı anlamaya çalışmak mühim. Hiç olmayan bir din yalanlar söylerken, hiç olmayan bir madde dünyanın sonunu getirirken, insana en büyük kötülüğü yine aslında insan yapıyor. Düzeni bir şekilde kurmak, mücadeleden eğlence ve bir çeşit uğraş çıkarmak için olmadık kurallar dayatılıp kurbanlar veriliyor. Yaşadıklarımıza kim karar veriyor, iktidar nasıl sağlanıyor? Bunlar Vonnegut'ın kurmacasından mı ibaret, yoksa acı gerçeklerden yola çıkan bir ütopya mı? Bilimkurgu edebiyatının en müthiş örneklerinden, muazzam bir geçmiş şimdi ve gelecek taşlaması.
Toplamda 17 kisa hikayenin bulunduğu bir kitaptır kendileri. Hoş okunmaya değer bir yapıt. Okuyacagıniz karakterler çoğunlukla, okurun her zaman bir ders almasını sağlayacak çözümlemelere sahip hikayelerdir.
Şimdi size öyle bir kitaptan bahsedeceğim ki, içinde savaş var, askerler tabi ki var, sürekli bir zamandan başka bir zamana ışınlanan bunun öncesinde bir uçan daire tarafından kaçırılan ana karakter Billy Pilgrim, Tralfamador gezegeni, ailesi, Dresden, Ilium, bombalar. Falan filan.

Falan filan lafını geçiştirmek için söylemedim yanlış anlamayın. Bu kitapta çoğu yerde geçen, pelesenk haline gelmiş bir sözcük ikilisi bu. Tralfamadorluların ölenlerin ardından söylediklerini söylüyor Billy; Falan filan.

Savaş dediğimde hepinizin tüylerinin diken diken olduğunu, acının, vahşetin, insafsızlığın dibine dibine vurduğu başka bir şey çağrıştırmıyordur eminim. Her türlüsü, her karesi. Bu trajediyi yaşayanlarla, yaşamayanlar tabi ki aynı kapta erimiyorlar. Özellikle görmüş, geçirmiş, yitirmiş ama beni öldürmüyorsa, güçlendirir ve belki de beni biraz yarım bırakabilir vakasının hayat görüşü halini alması kuvvetle muhtemeldir. Hayattan pek hazzetmemek gibi mesela. Hayata uyuz oluyorum der gibi!

İlk kez okuduğum yazarın tarzı nasıl söyleyeyim, bir kaçış, bir delilik, eleştirel dalga, kimi zaman absürt diyebileceğim yerlerle dolu kendine özgü bir üslup. Savaş kısımlarını anlattığı bölümler hakiki, sahte kurgulamanın dışında olduğu belli oluyor. İnce olarak yonttuğu yergilerinden sistem ve ülkeler de nasibini alıyorlar. Öte yandan mizahsen dokunuşlar kondurduğu kurmaca da ise yazar sen bunları benim yazdığım gibi gör oku, gerisini merak etme savaşın anlatılacak o kadar da sempatik tarafları olmadığını sen de biliyorsun der gibiydi. Okuduğum kısımların bazıları tamam buraya kadar sonrasını boşver hissiyatını veriyordu.

Peki kitabın kahramanı Billy Pilgrim kimdi? O zamanda kopmuş biri. Optometri okumuş, ilgi çekmeyen komik biriydi. Okulun kurucusu ve sahibinin kızıyla evlenerek turnayı gözünden vurarak, para çerçevedir olayının ne olduğunu bizzat deneyimliyordu. Bir de iki çocuğu oldu. Sonrasında ise lanet olası askerlik ve falan filan.

Zaman geçişleri de ayrı bir olaydı kitapta. Billy göz kırptığında kendini 1963’te buluyordu. Bir kapıdan geçtiğinde ise yıl 1941’di. Okurken zaman geçişlerinde zorlanmadım çünkü anlatım akıcı ve kısaydı. Uzun uzadıya değildi hiçbir şey. Hikayenin içeriğinde çokça bilim kurgunun malzemelerinden yararlanılmıştı. Billy’nin kafası oldukça renkli ve yazarın ta kendisi gibi serbest düşünür. Bu tanım benim çok hoşuma gitti bakın;

Serbest düşünür: Herhangi bir şeyin gerçekliğini kabulde otorite, gelenekler veya diğer dogmalar yerine mantık akıl ve deneycilikten yararlanan kişi. Yazara tamamen uyan bir tanım.

Bazı sayfalarda resimler çizilmiş. Bunlar da ayrı bir tebessüm katmış esere. Mezar taşı ve kadın göğsüne gülümsedim.

Kitap, Kurt Vonnegut’u üne kavuşturan ve özellikle Doğu cephesinin el kitabı olarak anılmasından dolayı ve naçizane olarak bilim kurguyla gerçeğin birbirine karışıp, zamanların içinde gezinmek istiyorsanız okumanızı tavsiye ederim.

Bu kitapla ve yazarla tanışmamı sağlayan değerli okur arkadaşım Murat Sezgin 'e buradan teşekkürlerimi gönderiyorum. Bazı insanlar ve bazı kitaplar iyi ki var.

Kitaplarla kalın.
Uzun zaman kitabi bulamamıstım bulamadikca dahada merak etmiştim.Dogal olarak kitabi bu kadar arayip bulamayınca kitapla ilgili beklentilerim üst seviyeye cıktı.Kitabın müthiş bir kurgusu var.Takip etmesi kolay değil ama bir kere yakalanırsa bırakması zor hikayeler yazıyor Kurt Vonnegut.Diger kitaplarinida bildigim icin hicbiri digerine benzemiyor.Kitapta bahsedilen adamın sabah kahvaltı masasından kalkarken karısına bahşiş bırakan bir bilim adamı olması kitap hakkında biraz fikir sahibi eder sanıyorum.Dünyanin sonuna giden yolu bilim adamlari,bir yazar ve tuhaf peygamberler esliginde anlatmis.Kitap verdiği anlamsız, kopuk cümle ve benzetmelerle yüzünüzden gülümsemeyi neredeyse hiç düşmüyor ki bunu yaptığı zamanda gülmekten gözünüzde biriken yaşlar hüzne dönüyor. Ama genel olarak fazlasıyla gülüyorsunuz.
Yazarla taniştigim ilk Roman oldu, diğer yazarlardan çok farkli bir anlatim tarzi var .çok fazla yaldizli kelimeler kullanmandan güzel bir eser ortaya çikarmiş, insani sıkmadan , bunaltmadan, sohpet eder gibi atlatmiş hikayeyi. Kisacasi okunmaya değer bir Roman...
Çok uzun okuma listemde bekleyen ve indirim sonucu alınan bir kitap. Listeme alma ve okuma nedenim ise tüm okuma listelerinde bu kitabı görmemdi. Çok övgüyle bahsedilen bu kitap ( Piyasaya sürüldüğü 1963 yılında en iyi üç kitap arasına girmiştir ve yılın en iyi kitabı seçilmiştir. ) yalan yok denilen kadar da çok büyük bir etki yaratmadı bende. Belki de beklentiyi çok fazla yüksek tuttuğum için olabilir. Kesinlikle okuması ve anlaması zor bir kitap baştan söyleyeyim.

Öncelikle yazarın üslubu çok farklı. Alışılmışın dışında, distopik hatta ütopik diye de bilirim. İçerisinde küfür kıyamet gidiyor. :) Yalan yok argodan dolayı pek hoşlanmadım. Eğlenceli mi evet eğlenceli geçiyor. Kara mizahlarla dolu, çok aşırı şekilde anlamayı zorlaştıran kapalı bir anlatım. Kitap aslında bilim kurgu kitabı olarak geçiyor ama eleştiri bakımından bir çok üst düzey cümlelere sahip. Modern dünyaya eleştiri olarak bir çok alıntı var içerisinde.

Kitabın konusuna gelirsek; " Spoiler içerir" Kitapta kahraman, Hiroşima'ya atılan ilk atom bombası ile ilgili bir kitap yazmak istemiş ve bunun için araştırmalara başlamış. Bombanın geliştiricisini bulmuş ama ölmüş olmasından dolayı çocukları ile yazışmalarını anlatıyor yazar bölüm bölüm kitabında. Asıl önemli olarak bahsedilen bir konuda Buz Dokuz. Buz Dokuz denilen madde donma sıcaklığı buzdan daha yüksek olan bir madde ve tüm suyu ve karayı anında dondurabiliyor. Hikaye bu iki konu arasında gidip gelmekte. Ama gelin gelelim ki asıl konu bana göre Bokononculuk. Bokononizm tamamen zararsız yalanlardan oluşan bir din, felesefe olarak betimleniyor. Bilimi öne olan bu felsefe; bilimin nasıl silah olarak kullanılabileceğini anlatıyor.

Asıl tema olarak bende bıraktığı dünyaya, dinlere, insanlığa dair bir çok güzel bilgi vermesi diyebilirim. Tavsiye ederim elbette. Ama sıkılmadan ve kafanız boşken okumanız tercihimdir. Son derece zor kitaplar arasında ilk 10 da yer aldığını belirtmek isterim.

Ve en beğendiğim alıntı :

“Tanrım! Hayat bu! Tek bir dakikasını anlayabilmiş adam var mı şu dünyada?”

“Hiç deneme bile,” dedi. “Anlıyormuş gibi yap sadece.”

“Bu... Bu çok yerinde bir tavsiye.”
Yazar, faydalı olan gücün -bilimin- insan eline geçince nelere yol açabileceğini ve dünyanın sonuna dair komplo teorilerini kurmaca bir din olan "Bokononculuk" üzerinden mizahi üslubuyla akıcı bir şekilde aktarmayı başarmış. Tek olumsuz yönü diyalogların olabildiğince sık tutulmasına rağmen, karakterlerin eksik aktarılması olmuş, biraz askıda kalmışlar. Yine de oldukça başarılı, özellikle kara mizah sevenlerin beğeneceği türden bir kitap.
Sıradan insanların başına gelebilecek ilginç olayları anlatan, yalın bir dille yazılmış ve keyifle okunan öykülerdi hepsi de... Yazarın didaktik olmaya çalışmadan, okuyucunun hayatına yön verebilmesini takdir ettim. Kurt Vonnegut ile henüz tanışmayan kitapseverleri bu öyküleri okumaya davet ediyorum...

Yazarın biyografisi

Adı:
Kurt Vonnegut
Tam adı:
Kurt Vonnegut Jr.
Unvan:
Amerikalı Hümanist Yazar
Doğum:
Indianapolis, Indiana, Amerika Birleşik Devletleri, 11 Kasım 1922
Ölüm:
New York City, New York, Amerika Birleşik Devletleri, 11 Nisan 2007
Kurt Vonnegut Jr. (11 Kasım 1922 - 11 Nisan 2007), ABD'li hümanist yazardır.

Kurt Vonnegut, 1922 yılında ABD'nin Indianapolis şehrinde dünyaya geldi. Cornell Üniversitesi'nde biyokimya okuduktan sonra II. Dünya Savaşı'ndaAvrupa'da asker olarak hizmet verdi. Almanya'da savaş esiri olarak ele geçirildi ve Dresden şehrinin (Almanya) müttefik kuvvetler tarafındanbombalanmasına şahit oldu. Bu olay Vonnegut'u derinden etkiledi ve sonucunda en başarılı romanı, Slaughterhouse-Five'ı (Mezbaha No 5), yazdı. Bu kitap sayesinde çağdaş Amerikan yazarlarının başta gelenlerinden biri oldu.

Savaş sonrası, yazarlığa zamanının çoğunu ayırmadan önce, Şikago Üniversitesi'nde antropoloji dalında uzmanlaştı. Başlangıçta bilim-kurgu üzerinde yoğunlaştı ve ilk yayınlanan romanı, Player Piano (Otomatik Piyano), bu dalda Vonnegut'a büyük övgü kazandırdı. Sonraki zamanlarda her ne kadar bilim-kurgu dalıdan uzaklaştığını belirtse de, yazdığı kitaplarda etkileri halen görülebilir.

Yazar istatistikleri

  • 104 okur beğendi.
  • 625 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 962 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları