Hiç de alışık olmadığımı bir kurgu ile karşı karşıya olduğumuzu belirteyim önce. Olacaklar, olmuşlar, ölecekler ve ölmüşler baştan bilinen bir kurgu ile karşımızda. Biraz mizahi, biraz iğneleyici, biraz da ne olduğumuzu söyleyen bir kitap Galapagos.
Galapagos, Darwin'in gencecik yıllarında yaptığı araştırmalar sayesinde bilinir hale gelen bir ada. Kitapta da Darwin'in Evrim kuramından bahsediyor hatırlatmak niyetiyle. Hatta Darwin'e saygıyla bir gemi gezisi düzenlenmesi konusuna, gemiye ad olarak da çıkar karşımıza Darwin.
Kurgudaki karakterlerin başlarına gelecek olanları anlatıcı bize başta söyler. Hatta ölecek olanların zamanına kadar anlatır. Anlatıcı bir milyon yıl öteden gelmiştir bu gemiye. Bir milyon yıldır tutsak kaldığı dünyasından anlatır bize.
Bahia de Darwin geçmisiyle, Asrın Doğa Gezisi'nde, Ekvador'un Guayaquil kentinden Galapagos'a düzenlenen bir yolculuğa katılan kişilerin yaşam öyküleri anlatılır kitapta. Bu bilimkurgu anlatıdaki karakterlerin öneminden bahsederken diğer insanlar soyutlanır.
Kurguda düzenlenecek gezinin gemisi henüz imal edilirken ölen bir işçidir anlatıcımız. Ve anlatıcı Kilgore Trout adlı kurgucu bir yazarın oğludur. Bir milyon yıl sonradan her şeyin başladığı yıla dönerek anlatısona başlar. 1986 yılına. Gezinin düzenleneceği yıla. Anlatısına başlarken kitabı iki bölüme ayırır Böyleydi ve Şöyle Oldu diye. İlk bölümde gemi konularını ve hareket etme ihtimallerini anlatırken ikinci bölümde artık yaşananları aktarır. Bu aktarıda anlatıcı, bize doğanın katlini nasıl gerçekleştirdiğimiz üzerinde durur. İnsan, sapiens insanı olarak aslında ne kadar önemsiz ve küçükler olduğumuz, kendimizi dev aynasında gördüğümüz ve yıllar geçtikçe doğanın katli ile birlikte kendi sonumuzu da getirdiğimiz üzerinde durur. Biz küçük beyinli türleri, bşr
Vonnegut ile Otomatik Piyano'yu okuduğum sırada yıldızımın çok tutmadığını düşünmüştüm. Bir yazardan birkaç kitap okumanın önemini tekrar anladım ve yanıldığıma memnunum. Galapagos hedefe kitlenmiş, kara mizahla donanmış gerçekliğin bir kısmından yontulmuş bir şekilde gelecek ihtimallerinden birini anlatıyordu. Evrimsel olarak buna dönüşebilme ihtimalimiz ya da soyun tükenme şekline vs. girmeyeceğim. Bana kalırsa kurgu sadece bunları bilimsel olarak aktarıp bir kaosu anlatan onlarca roman veya filmden çok daha güzeldi. Çoğu zaman dönüştüğümüz şeyi unutuyor ve varlığımızı kanıksıyoruz. İşte Galapagos buna inat yazılmış gibiydi.
İç mekanizmada işleyen adalet sistemi günümüzde gelişen yazım şekline pek de ayak uyduramayan cinstendi. Dickensvari bir yaklaşım diyebilirim. Okurun canını sıkmaktan çekinmeyen bir yazar olmasıysa ekstra hoşuma giden taraflarından biriydi. Kimseye bir şey beğendirmeye çalışmıyordu. Günün sonunda tüm kağıt parçalarının, dilin, savaşın ve toplumların neye dönüştüğü ortada. Buraya gelene kadar da acımasızca eleştirerek birilerinin doğrularına kast ediyordu. Elbet benim doğrularıma da vurduğu anlar oldu. Lakin bu beni itmedi daha fazla dikkatimi çekti.
Kitabın yazılma şekli de hayli öğreticiydi. Yazmaya çalışan bir insan için güzel bir okuma - öğrenme süreci olacağı aşikar. Yıldızı kullanarak duyurdukları. Mandarax adlı icatla, ki bilgelerden öğütler niteliğinde bir yol gösterici imajı vermesi şahaneydi, atıfların ansızın belirebilme şansı, anlatıcımız olan hayaleti Leon Trout'un dünyayı/insanları izleme şevki ve mavi tünele varamadan burada kalışı hepsi bir bütün olarak rotası sağlam bir deneyim sağladı.
Kapanışa gelirken koca beyinlerimizin küçülmesi, zararsız bir hale gelişimiz ve soyumuzun ancak bu şekilde devam edebilmesini arzu etmem. Ama
Zaman atlamalarının çok olduğu bir kitap, karışabiliyor arada sırada o yüzden dikkatli okumakta fayda var. Beğenmedim diyemem iyi bir anlatıma sahip bu yüzden tavsiye edebilirim.
GalapagosKurt Vonnegut · Can Yayınları · 2016139 okunma
bir ileri 2 geri 3 ileri bir şimdiyi anlatıyor, karıştı bende tüm zamanlar, gelecek zaman şimdiden anlatılıyor sonra hoop geçmiş. bıraktım evet yarım bıraktım.
GalapagosKurt Vonnegut · Can Yayınları · 2016139 okunma
Modern bir Nuh'un Gemisi hikayesi, bir geri evrim hikayesi.
Bir Güney Amerika devleti olan Ekvador'un limanı Guayaquil'den Galapagos Adalarına Darwin'in ardından Asrın Doğa Gezisi adı altında bir gezi planlanır. 6 kişilik ekip Bahia de Darwin Gemisi ile bu adalardaki yaşamı incelemek üzere yola çıkma hazırlıkları yaparken; Peru'nun Ekvador'a saldırısı ile başlayan üçüncü dünya savaşının çıkması ile Anakara'dan uzakta bir koloni kurarak milyonlarca yıl sürecek yeni bir yaşam oluştururlar.
Darwin'in Doğal Seleksiyon Yasasına gönderme ile insan artık bu adada evrimine devam etmiş ve artık daha küçük beyinli ve yüzme becerileri daha gelişmiş bir hal almıştır.
Kitabın yine ilginç yanı; hikayenin eski bir Amerikan Piyadesi olan Vietnamdan İşveçe oradan Ekvador'a sürüklenen ve sonra hayatını kaybeden hayalet Kilgore Trout ağzından anlatılmasıdır.
Kurt Vonnegut dünyanın şu anki haline de bolca gönderme yaparak ve pekçok yazar ve düşünürden alıntılar yaparak şahane bir kitap yazmış.
Yazarla tanışma kitabım oldu Galapagos. Yazardan bahsetmek istiyorum öncelikle biraz. Amerikalı yazar Kurt Vonnegut, üniversitede okurken derslerde başarısız olmuş ve okulu bırakıp İkinci Dünya Savaşına katılmış. Almanya'daki bir çatışmada Almanlara esir düşmüş, bir fabrikada zorla çalıştırılmış ve geceleri yerin altındaki bir mezbahada tutulmuş. "Mezbaha 5" adlı kitabı bu yıllardan kalan izleri barındırıyormuş ve en bilinen ve en çok satılan kitaplarından birisi.
Galapagos'ta, 1986 yılında yaşananları Kilgore Trout isimli hayaletin ağzından öğreniyoruz kitapta. Bu karakter diğer kitaplarında da varmış sanırım Vonnegut'un. "Şöyleydi" ve "Böyle oldu" başlıklı iki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde 1986 yılında yaşanan olaylar, ikinci bölümde ise aradan geçen 1 milyon yılda yaşananlar aktarılır.
Galapagos, insanların dünyada kendi sonlarını getirmesinin ve tesadüfen bu sondan kaçmayı başaran bir grup insan sayesinde insan türünün yeniden evrimleşmesinin hikayesi.
Oldukça eğlenceli bir anlatımı var Vonnegut'un. Ben Saramago'nun anlatım tarzına benzettim. Mezbaha 5 ve Kedi Beşiği adlı kitaplarını da almayı düşünüyorum.
GalapagosKurt Vonnegut · Can Yayınları · 2016139 okunma
Hayatın Galapagos’ta başlayıp, tersine evrim ile yeniden Galapagos’ta bitmesi fikri bir tık hoş.
Farklı karekterlerle, farklı hayatların bir araya gelmesi fikri de güzel. Anlatımı akıcı, sıkmıyor ve heyecanlı. Ben sevdim kitabı. Yormuyor okurken, çok şey beklemiyor sizden. Akıp gidiyorsunuz o yüzden.
Tek isteğim ada hayatına biraz daha yer verilmesi. Ters evrim geçiren İnsanların biraz daha tasviri, hoş olabilirdi. Hayal gücüne sağlık Kurt amca diyor sekiz yıldız ile uğurluyoruz.
GalapagosKurt Vonnegut · Can Yayınları · 2016139 okunma
Kara mizah, küresel felaket ve ters evrim.
Vonnegut’u seviyorum, Galapagos, okuduklarım arasında en sevdiğim kitabı oldu. Henüz üç kitabını okudum, yıl sonuna doğru Vonnegut külliyatıyla ilgili ahkam kesebilirim gibi geliyor:)
Galapagos Adaları’nda kendine özgü birçok tür bulunmaktaymış ve Charles Darwin evrim kuramı çalışmasına esin kaynağı olan gözlemlerinin bazısını bu adalarda yapmış. (Wikipedia)
Hikaye de adalardaki bu çeşitlilik ve Darwin’in araştırmaları ile başlıyor. ‘Asrın Doğa Gezisi’ için bu adalara seyahat edecek bir grup, savaş çıkması sonucu adalara sığınıyorlar ve hayatta kalan son canlılar oluyorlar. 1986 yılında yaşanıyor bunlar, henüz insanların beyinlerinin büyük olduğu zamanlar. Bir hayalet bize bir milyon yıl sonrasına kadar yaşananları, insan evriminin nasıl ilerlediğini aktarıyor. Bilimkurgu ögeleri az, antropoloji ile birlikte kullanıyor bu ögeleri. Kedi Beşiği kitabı da böyleydi. Savaş karşıtı, hümanist bir yazar ve anlatımı oldukça eleştirel. Dinamik bir kurgu. Olayları aktarıyor, insanlığı eleştiriyor, karakterler tanıtırken kimlerin öleceğini en başta söylüyor. Eleştirileri o kadar kapsamlı ki, birkaç kelime ile genellemek zor. Okuru hem eğlendirmeyi hem düşündürmeyi seviyor.
GalapagosKurt Vonnegut · Can Yayınları · 2022139 okunma
Evrime donuk olan, argümanları tamamen varsayımlarla oluşturan bir kitap. Eğlenceli bir anlatımı olmakla beraber ütopik olarak insana bir takım şeyler katan bir eser.
GalapagosKurt Vonnegut · Dost Kitabevi Yayınları · 2003139 okunma
Kitabı bitirdikten sonra iki sayfa öncesine bi göz gezdirip son cümleleri bir daha okudum. Kitabı çok sevdim, mizahının bana kesinlikle hitap ettiğini söyleyerek eklemeliyim eksikleri var tabii ki. Mesela kitabın başından beri bahsettiği evrimi detaylandırmadan anlatmış bir paragrafta daha uzun bi açıklama beklerdim. Diline gelince Türkçe deyimlerle desteklenen çeviri kitabı daha akıcı kılmış ama bazı terimlerin İngilizceden Türkçeye çevrilmeyip İngilizcesinin okunuşuyla yazılması üzdü beni. Cangıl gibi, halbuki orman diyebilirdi. (Benim okuduğum Can Yayınevi'di.
Günümüz dünyasında çok da önemsenmeyen ve dikkatimizi derinlemesine vermediğimiz ufak şeyleri öne çıkararak ayrı ve farklı bi dünya oluşturmuş gibi geliyor her ne kadar günümüz dünyasından bahsetse de. Dişler, adı çok bilinmeyen ada, hiç duymadığımız kalıtsal hastalıklar vs vs. Bu gibi şeyler sizi günümüz dünyasından ayrı bi dünyaya rahatlıkla götürebiliyor.
Geçmişte bir anı anlatırken gelecekten bahsediyor ve başta anlamsız görünen şeyler kitap ilerledikçe oturuyor. yani başta 'bildiğiniz' şeyi sonda 'anlıyorsunuz'.
Olay örgüsü içinde olanlarla 'olabilecekti' diye bahsedilen ve bağlantılarla lafı geçen insanlar arasında önemsiz bağlar kuruyor ve bu konudan kopmamanızı sağlıyor. Yani asıl olay örgüsüne dahil olmamış insanları olay içindeki insanlarla çok güzel bi şekilde bağlıyor. Bunlar benim kitabı okudukça incelememe dahil etmek için telefonuma aldığım kısa notlardı. Umarım sizin için faydalı olur. Çünkü zooloji, evrim, makineleşme, biyoloji, savaşlar, psikolojş vs hakkında geniş bir konu yelpazesi var. Başlarda kopabiliyorsunuz -çok yeniyse bu tür sizin için- ama ilerledikçe bağlanıyorsunuz. Daha önce işlenmemiş bi konu olduğu için gerçekten merak ediyorsunuz. Umarım okursunuz. Okumadan ölmeyin. Gerçi bi
Kurt Vonnegut Jr. (11 Kasım 1922 - 11 Nisan 2007), ABD'li hümanist yazardır.
Kurt Vonnegut, 1922 yılında ABD'nin Indianapolis şehrinde dünyaya geldi. Cornell Üniversitesi'nde biyokimya okuduktan sonra II. Dünya Savaşı'ndaAvrupa'da asker olarak hizmet verdi. Almanya'da savaş esiri olarak ele geçirildi ve Dresden şehrinin (Almanya) müttefik kuvvetler tarafındanbombalanmasına şahit oldu. Bu olay Vonnegut'u derinden etkiledi ve sonucunda en başarılı romanı, Slaughterhouse-Five'ı (Mezbaha No 5), yazdı. Bu kitap sayesinde çağdaş Amerikan yazarlarının başta gelenlerinden biri oldu.
Savaş sonrası, yazarlığa zamanının çoğunu ayırmadan önce, Şikago Üniversitesi'nde antropoloji dalında uzmanlaştı. Başlangıçta bilim-kurgu üzerinde yoğunlaştı ve ilk yayınlanan romanı, Player Piano (Otomatik Piyano), bu dalda Vonnegut'a büyük övgü kazandırdı. Sonraki zamanlarda her ne kadar bilim-kurgu dalıdan uzaklaştığını belirtse de, yazdığı kitaplarda etkileri halen görülebilir.