1942 Haziran'dan 1944 Ağustos'a kadar 13 yaşındaki Anne Frank'ın günlüğüne yazdıkları, Nazi kıyımından saklanan iki ailenin yaşadıklarını öğrenmemizi sağlıyor.
Kitapları okuduktan sonra inceleme yazmadan önce buraya gelip önceki incelemeleri okuyorum genelde. Kitabın yahudi propagandası yaptığına, 13 yaşındaki bir kızın yazamayacağı derinlikte anlam içeren yerleri olduğuna dair eleştiriler okudum. Evet benim de okurken irkildiğim bir yer vardı. Ama kitabın genelinin 13 yaşındaki bir kız tarafından yazılamayacak kadar derinliği olduğunu düşünmüyorum. Birkaç paragraf dışında gayet 13 yaşında bir kızın günlüğü gibiydi bence. Ailesiyle yaşadığı çekişmeler, 13 yaşının duygu değişimleri, bir eve hapsolmanın verdiği huzursuzluk, özlenen geçmiş günler, savaşın biteceğine dair umut... Yahudi propagandası yapılmak için bir günlüğe eklenen birkaç paragraf neyi değiştirecek ondan da şüpheliyim. Yahudilerin 2.Dünya savaşında yaşadıkları tarihi bir gerçek. Ve Hitler'in Yahudi soykırımıyla dünyada eşi benzeri görülmemiş bir vahşete imza attığı da. Yahudilerin bu gerçekleri çok çok iyi anlattığı da bir gerçek. Evet, milyon tane yahudi soykırımı filmi, kitabı vs. var. Çoğu da son derece kaliteli ve etkileyici yapımlar. Keşke biz de kendi tarihimizi dünyaya duyurabileceğimiz böyle kaliteli yapımlara imza atabilsek. Schindler'in Listesi gibi, Piyanist gibi, Hayat Güzeldir gibi.
Kitap edebi bir şahaser falan değil, sadece 13 yaşındaki bir kızın günlüğü. Birkaç paragraf eklenmiş olması kitabı bir "çöp" yapmıyor bence. Yahudilerin çektiği acıları kalbinde hissetmek kimseyi yahudi sempatizanı yapmaz. Şu an tüm dünyaya hükmettiklerinin kesinliği, tarihte yaşadıklarını değiştirmiyor. Ya da şu an başka halklara yaşattıkları zulüm nedeniyle "daha beter olsalardı" demek komik ve cahilce bir