Insanlar arasındaki eşitlik kavramı tam bir yanılsamadır, onların içini rahatlatmak için sallanan bir çıngıraktır. Eşit doğmayız, bazıları daha güçlü, daha kıvrak, daha zeki, daha daya dayanıklı daha olmalarını sağlayan genlere sahipken;bazilari da hastalıklarla dünyaya geliyor, bunlar bütün hayati boyunca çelimsiz ve hassas oluyor, ne yaptiginizin önemi olmaksızın zekâ seviyeleri çok yukari çıkmıyor. Kimileri ortalama seviyedeyken diğerleri bunun üstünde ya da altinda olurlar ve siz hiçbir çey yapamazsınız. Kural yok, hayat restoraninin adaletsiz meyvesidir bu. Zekamız ya da fiziksel hünerlerimiz bizi değiştirir. Ve egitim bir labirenttir, aslında farklılıkların muazzam bir yaratıcısıdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Tüm bu insanlar demokrasi olduğu için özgür olduklarını sanıyorlar. Ne demezsin! Konsorsiyumlar denetimde, politikadan enformasyona ve eğlenceye kadar her alan çöküşte. Ìyi eğitilmiş vatandaşlar istenilen şeyi yapiyorlar:Çalis, itaat et, satın al. Seçimlerin, sendikaların, basit dar tartışmaların olduğu bir ütopya, aşırı baskıyı hafifletmek için kusursuz biçimde çerçevelenmiş. Ve seçme şanslarının olduğu illizyonunu oluşturmak için bireyler her alanda bir paket sunularak sersemlestirilmiş, öyle ki her defasında ayni bokla karşı karşıya olduklarını bile fark edemiyorlar,hedef hep ayni: Onları köleleştirmek. Gündelik yaşamlarımız bizi çözümlemek ve sanayileştirmek için aletlerle dolu. internetteki aramalarımız derinden inceleniyor,hatta telefonumuz sürekli dinlenerek yazılımlara veriler gönderiliyor ve bu söz konusu yazılımlar bizi kaydediyor, deşifre ediyor ve kişiliğimize göre bizi listeliyor. Bizim her şeyimizi biliyorlar, her seyimizi, tuvalete çikacagimiz saati bile, çünkü insanların çoğu telefonuyla ilgilenmek için bu aradan faydalanıyor. Hedef kitleye yönelik reklamlar, uygun pazarlama ve piyasa yöntemleri büyük seçim yanılsamasina katkı saglamak için gömlek degiştiriyor. Böyle iste! içerikse her zaman bos."
Çokuluslu şirketler mutlak güce sahiptir, devlet iktidarının da üstünde olan mali imparatorlukları yönetir.Siyasi partileri finanse eder; vekilleri, polis amirlerini ve diğer önemli mevkileri olduğu kadar başkanları, valileri,belediye başkanlarının da göreve getirir veya görevden alır. Onlar bir şey istediğinde emrederler ve çemberin dışında kalmaktan korkan bütün bu açgözlü kuklalar yerine getirirler. Çoğu zaman büyük patronların yapacak büyük bir şeyi yoktur, politikacılardan biriyle yenilen bir akşam yemeği sırasında öylesine sarf edilen bir cümle, bu emir komuta zincirine katılır.
Sonra Kıyamet' in gerçekleşeceği gün gelir ki o gün lanetlenmiş, perişan, kör ve çıplak olduğumuzu anlarız; iste o zaman, korkunç ve suçlanan hayaletler, sadece dişlerini takırdatarak bu hayatın karabasanlarından karşıya geçmeyi bekliyor olurlar."