Ne kadar şanssız bir kızım ben Tanrım. Mutlaka ama mutlaka sevincime ket vuracak bir şeyler oluyor. Hiçbir zaman tam anlamıyla, şöyle dört dörtlük dedikleri cinsten mutlu olamıyorum. Bu kadarı da haksızlık artık!
Zaten bana, bir şeye çok heveslenmek hiç ama hiç iyi gelmiyor. Neyi hevesle beklesem mutlaka bir terslik olur. Ne zaman aldırmasam o zaman da güzel şeyler oluyor.
Canım benim! Bazen onun da benim gibi küçük bir kız olduğunu düşünüyorum, saklamaya çalıştığı kuşkuları ve korkularıyla… O anda kendimi ona çok yakın hissediyorum. Ama tutup annelik taslamaya başlamıyor mu, işte o zaman çekilmez oluyor.
Oysa bütün yaz boyu, gülüp eğlendiğim zamanlarda bile zihnimin gerisinde ve yüreğimin üstünde hep bir ağırlık vardı. Arada sırada unuttuğum oluyordu ama o zaman da, ben bir şeye sıkılıyordum, neydi, diye sormak geliyordu içimden.