“Portuga!”
“Hı…”
“Ben senin yanından hiç ayrılmak istemiyorum, biliyor musun?”
“Niye?”
“Çünkü dünyanın en iyi insanı sensin. Senin yanındayken kimse bana zarar vermiyor ve kalbimde mutluluk güneş gibi parlıyor.”
Üstüne diktiğim bakışlarımda minnet vardı.
“Sen cesur bir delikanlısın, bızdık.”
Canım yansa da gülümsedim, bu acı sayesinde önemli bir şey keşfetmiştim. Portekizli, dünyada en sevdiğim insandı artık.