Yasemin

'Müsibetin seni Allah'a yaklaştırması...' İşte bu bütün dünya malına denktir.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
NECİP FAZIL KISAKÜREK | VİSAL
Beni zaman kuşatmış, mekan kelepçelemiş; Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş... Perde perde veralar, ışık başka, nur başka; Bir anlık visal başka, kesiksiz huzur başka. Renk, koku, ses ve şekil, ötelerden haberci; Hayat mı bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci? Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi? Fezada dipsiz sükut, duyulmazın sesi mi? Rabbim, Rabbim, Yüce Rab, âlemlerin Rabbi, sen! Sana yönelsin diye icad eden kalbi, sen! Senden uzaklık ateş, sana yakınlık ateş! Azap var mı alemde fikir çilesine eş? Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor? Çilesiz suratlara tüküresim geliyor! Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum; Ölen ölüyor, bense ölümü yaşıyorum! Sonsuzu nasıl bulsun, pösteki sayan deli? Kendini kaybetmek mi, visalin son bedeli? Mahrem çizgilerine baktıkça örtünen sır; Belki de benliğinden kaçabilene hazır. Hatıra küpü, devril, sen de ey hayal, gömül! Sonu gelmez visalin gayrından vazgeç, gönül! O visal, can sendeyken canını etmek feda; Elveda toprak, güneş, anne ve yâr elveda!
Şiir
Yaşananlara olumlu tarafından bakmak, elbette iyi ancak kendimizin veya karşımızdakinin yaşadığı olumsuz durumları yok sayıp sadece olumlu duyguları paylaşmak da empati yoksunu bireylere dönüşmemize yol açıyor. "Toksik olumluluk" adı verilen bu durum, olumsuz bir ruh halindeki kişinin doğal duygusal deneyimini reddetmesi anlamına geliyor. Toksik olumluluğa göre davranan kişiler; yalnızca kendi olumsuz duygularını bastırmakla kalmıyor, çevrelerinde sıkıntı içinde olan insanların da kendilerine benzemelerini istiyor. Bu kişilerin etrafa saçtığı "Her şeye olumlu tarafından bak." türünden nasihatler, doğal bir duygu durumunu yapay bir şablonla değiştirmeyi amaçlıyor. Ayrıca bu öneriler, bakış açısını değiştirmekle acının yok olabileceğini ima ederek "Mutlu hissetmiyorsan sorumlusu sensin." tenkidini de içeriyor. Bu sığ önerilerin özünde birer Truva atının saklı olduğu görülüyor. Çünkü kişiye gerçekleştiremeyeceği bu tür tavsiyelerde bulunmak; muhatabına içeriden saldırıyor ve kişide mutsuzluk, harekete geçememe, değersizlik hissi, olumlu tarafı görememe gibi durumların ortaya çıkmasına sebep oluyor. Aslında mutsuzlukla baş etmenin birçok yolunun olduğu biliniyor. Örneğin neden gözyaşı döken canlılar olduğumuzu araştıran bilim insanları, cevabın başkalarıyla daha güçlü bağlar kurmak isteğimiz olduğunu söylüyor. Yani sadece kendimiz için değil, acımızın çevremizdeki kişilerce görülmesi için de ağlıyoruz. Bu yüzden acı çekerken empati yoksunu boş cümleler duymak işe yaramıyor.
Alıntı
Günümüzde pek çok insan; kendi mükemmelliğini ve benzersizliğini, yaptığı işin önemini ve zorluğunu abartmaya şevkle sarılmış bir reklam şirketi gibi davranıyor. Doğa mütevazıdır, insan ise kendini haykırır. Üstelik bunu asırlardır yapıyor. Sosyal medya hesapları üzerinden sürekli olarak "En güzel, en mutlu, en başarılı benim!" diyen çağımız insanının "öz propaganda hastalığı"na yeni yakalandığını düşünmek yanlış olur. Narcissus, sabah uyanır uyanmaz göle öz çekim yapmaya gideli binlerce yıl oluyor.
Alıntı