Big Bang sürecindeki oluşumlar, evrenin bilinçli bir güç tarafından tasarlandığını gösterir. Big Bang başlangıcındaki patlama daha şiddetli veya daha yavaş olsaydı evrenin oluşamayacağından, evrenin başındaki madde-anti madde oranından, evrenin başlangıcındaki entropi ayarına kadar bütün değerler, evrendeki bilinçli tasarımı göstermektedir. Bu kritik değerlerin hepsi maddenin içindeki özelliklerle oluşturulmuştur. Bu ise hem maddenin yaratıldığını, hem evrendeki tüm süreçlerin bilinçli bir şekilde tasarlandığını gösterir. 
İnsanoğlu ölümlü olması nedeniyle, entropi yasası olmasa da, insanlığın ürünlerini ve evrenin güzelliğini, sürekli algılamaktan mahrum kalacağını bilmektedir. İnsanoğlunun karamsarlığını yenmesini sağlayacak unsur, kendi öldükten sonra evrenin ebedi var olması değil, kendisinin ebedi yaşayabilmesidir. İnsanoğlunun bunu yapmaya gücünün yetmediği ortadadır. Öyleyse insanoğluna ümidi verecek olan, bu gücü keşfedilmesidir.
Aristotelesçi anlamda bilimsel ispat ya da kanıtlama insanı birtakım doğruların bilgisine götürürken, sadece deneyimdir ki akıl yürütmenin ortadan kaldıramadığı kuşkuları giderebilir. Buna göre, insan akıl yürütme yoluyla ateşin yaktığı bilgisine ulaşabilir fakat sadece elini ateşe değdirmeye kişiye ateşten sakınmayı öğretebilir.