Bilgisiz ve bilinçsiz birey, sorumluluk hissetmez, mutludur, rahattir. Ama bilinç duzeyi arttikça, çocuguna, ailesine, sehrine, memleketine karsi, bir bölgeye, Üçüncü Dünyaya, sömürge dünyaya karsi, daha da önemlisi insan türüne karsi o olçude sorumluluk hissi duyar.
Oyle ki adeta bütün insanlarin kaderi ve yeryüzünde meydana gelen her facianin sorumlulugu ondadir ve omuzlarinda agirlik hisseder. Eziyet ve istirabi, sadece bugünün istirap ve eziyeti degil, onceki ve gelecek yüzyillarin da istirap ve eziyetidir.
En güzel deniz, henüz gidilmemis olanidir.
En güzel çocuk, henüz büyümedi.
En guzel gunlerimiz, henuz yagamadiklarimiz.
Ve sana söylemek istedigim en güzel söz, Henüz söylememis oldugum sözdür.
Hayal dünyasına sığınanlar: Hayallerindeki hayatı yaşayamayınca, hayali bir hayat yaşamaya başlayanlardır. Bu kişiler
'sert' gerçekler tarafından engellenince, 'soft' hayallere
sığınır. Gerçekle ilişkilerini askıya alıp, kendi hayal dünyalarında,
kendi ideal ve engelsiz evrenlerini yaratırlar.
Sonra da kendi iç dünyalarına iltica ederler!
Bugün artik eskisi gibi degildir ki özel sapkasi olan, hançeri ve kirmizi elbisesi bulunan bir düşman gelsin, yakalasin, baglasin, yolunu kessin ve gitsin de biz de bunun düşman oldugunu anlayalim. Hayir! Bugün bu düşman, yakamizin içinden çikiyor, evet kendi yakamizdan.