Kaybolmuş gibisin. Şimdi tutunduğun dalının kırıldığı o uçurumda savrulurken yaşadığın şeyi çok yakından tanıyorsun. Ellerinde taşıdığın toprağın içinde kalan o son umudun kırıntıları olduğunu biliyorsun. Savruluyorsun nereye olduğunu bilmeden. Rüzgar hangi yöne eserse oraya gidiyorsun. Kim olduğunu unutmuşsun, neler yapman gerektiğini, nasıl biri olman gerektiğini unutmuşsun sen. Ordan oraya savrulurken beklediğin tek şey bir elin sana uzanması ise kimsenin senin için kendini uçurumdan aşağı atmayacağını hatırla. Umut ya sensindir ya da hiç.
"Sanki yaşanılan acı, milyonlarca kez tekrarlanacak ve yeni bir sayfa asla açılmayacak gibi hissettirmektedir. Hiçbir acı sonsuza dek sürmemektedir. Yaralar kapanır ve acılar eski yankısını yitirir"
"Yaşanılan acılar sadece anlık ve sadece tek bir dalga.
Her şey şimdilik bu kadar can yakıcı. O
ağlamalarınız, o uykusuz gecelerinizin tadına varın, anlarınızı kaydedin. Gözünüzden düşen yaşı, yüzünüzün ıslaklığını, sizi uykusuz bırakan şeylerin sizin hayatınızdaki yerini keşfedin. Kısacası, teslim olun.
Perişan bile olsanız, dalganız geçecek. Fırtına dinince, güneşli bir sabah olacak. Ve tıpkı o filmlerde olduğu gibi, güzel bir adaya çıkacaksınız."