“Baylar!” diye bağırdım, “çevremizi saran şu Tanrı nimetlerine bakın bir kere: Gök açık, hava temiz, otlar körpe, kuşlar, doğa alabildiğine güzel ve günahsız… yalnız bizler, Tanrı bilmez ahmaklar hayatın bir cennet olduğunun farkında değiliz. Bunu anlamaya azıcık niyetimiz olsa cennet bütün güzelliği ile karşımızda şekillenir, biz de birbirimizle kucaklaşır sğlamaya başlardık.”
İnsanın en değerli anıları aile ocağında geçen çocukluğunun anıları oluyor.Ailede bir parçacık sevgi ve dirlik varsa bu böyledir.Hatta insanın ruhunda iyi, değerli şeyleri bulup çıkarabilecek gücü varsa düzensiz bir aileden de değerli anılar edinile bilir.
Kimi zaman insanda “hayvanca” bir zalimlik olduğundan dem vururlur, ama hayvanlara yapılan korkunç bir haksızlık, bir hakarettir bu. Bir hayvan asla insan gibi zalim olamaz; böylesine ustalıklı, böylesine sanatsal bir zalimlik insanda olur sadece.Bir kaplan yalnızca parçalayıp kemirir. İnsanları kulaklarından duvarlara çivileyip gece boyunca öylece bekletmek, bunu yapa bilecek olsa bile aklının ucundan geçmez.