Günlük sıkıntılarından ilaçlarla, psikolojik destekle, açık havada yaptığı gezintilerle kurtulmaya çalışıyordu. Ama kara delik orada, hep yakınındaydı, sürekli olarak onu çeken manyetik bir alan gibi...
"Üzümleri biz eziyoruz, şarabı başkaları içiyor. Darıyı biz ektiğimiz halde tabaklarımız bomboş. Zincirlerimiz olduğu halde kimsenin gözü onları görmüyor, köle olduğumuz halde insanlar bizi hür sanıyor."