Ne li vir im, ne jî li wir…
Artık alıntıları paylaşmayı bıraktım, okuduklarım sadece bende kalsın. Buraya ise sadece ara sıra bir şeyler karalamak için uğrayacağım.
Evet, Berkencim, her şey o tanıdık, ağır havanın göğse oturmasıyla başlıyor. Adım attığın an itibarı ile etrafını saran o insan seli, yüzlerdeki o eğreti, zoraki tebessümler ve havada uçuşan, içi
Zaman akıp gidiyor ve ben hala dışardaki dünyaya yön vermeye, insanları anlamlandırmaya çalışırken kendi içimde tek bir taşın yerini değiştirememiş olmanın ezikliğini yaşıyorum.
Olum, ben sabah kalkıp işe gitmek istemiyorum lan! Dünyanın en büyük işkencesi gibi geliyor. Yaşamak bu mu harbi? Dünyaya her gün eşek gibi çalışmaya, millete kölelik yapmaya mı geldik arkadaş? Benim acil istifa edip kaçmam lazım.