Bugün çay içmek için bir arkadaşla bir yere girdik ve diyalog şu:
Arkadaşım (Gözleri uzaklara dalmış, yüzünde aptal bir tebessümle) "Ben aşık oldum dayı… Galiba bu sefer çok farklı."
(Telefondan kafamı bile kaldırmadan) "Yaaa, gerçekten miiii? Bak sen şu işe… Geçmiş olsun aslan parçam, hapı yuttun."
(Heyecanla) "Olum dalga geçme, sesini duyunca içimde kelebekler..."
(Telefonu masaya bıraktım, aslan parçasına acıyan bir bakış atarak omzuna vurdum) "Şişt, tamam, sakin ol. Kelebek melek karıştırma şimdi. Romantik komedi jönü gibi bakmayı da bırak, saçmalamayı kes."
"Lan bir dinlesene, kalbim diyorum..."
(Sözünü keserek, eliyle garsonu işaret edip) "Bırak şimdi kalbini malbini, acı gerçeklere dön. Çaylar bitti. Hadi bakim, garsondan iki çay iste de o yanan bağrına bir nebze su serpilsin. Kimyasal reaksiyonunu çayla bastırıyoruz hadi."
(Bence komik)