Uykunun o puslu, buğulu kıyısında, aydınlık ve karanlığın arasındaki gri bölgede, uyumakla uyanıklık, yürümek ya da yaşamakla ölmek arasında, artık bilincinin uyandığını, ama henüz günün hangi gün olduğunu bilemediğin, uyandım da ne yapacağım deyip durduğun yerde. Eğer uyanmak için bir nedenin yoksa, o kurşuni bölgede uzun süre dolanır durursun. Ama istersen, benliğinle mücadele edip o sisli dünyadan kurtulursun.