Aklı gözünde olan tarih âdem haline geldiğinde ve göz aklının topladıklarını içine boca ettiği başını sadece anbar olarak kullandığında ademler de tarih gibi olurlar. İncelikleri görmezler, fısıltıları işitmezler, küçükler, küçülenler, gizlenenler, sessiz kalmış olanlar, susturulmuşlar, tardedilenler, talan edilenler, suskunlar, kaybolanlar, bastırılan ukdeler, dudağını ısıran feryatlar, yıkılmış kuleler, parçalanmış kitaplar, metruk yollar, sükut etmiş minareler, unutulmuş hatıralar; para edecek her ne varsa kaldırıp atmış, mevki ve büyüklüğü elinden alınmış, parlaklık ve alımlılığı bitirilmiş, yüzü gözü, keri feri, kîlü kali, malı mülkü kalmamış olanlar gözlerine gözükmez, kulaklarına ulaşmaz, onların izini sürmezler.