Burak

Burak
@_BurakB_
Kınayıcının kınamasından korkmayan. وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter.
Allah'a Kul
Kırıkkale Üniversitesi
Sivas
607 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
"Sana merakımı bil yeter ki Sonra bildiğin gibi yap beni"...
Reklam
"Ey kalbimde ve ruhumda kaim olan Gözümden ve nazarımdan uzak olan Ruhumu göremezsem bile evet sen osun Ey bana her yakından yakın olan."
“Aşk, tüm varlığınla sevdiğine yönelmen, onu kendi nefsine, ruhu­na ve malına tercih etmendir. Ardından gizli ve açık halde onunla uyuşman ve bütün bunlara rağmen ona olan aşkının eksik olduğunu bilmendir.”, “Aşk, hareketsiz sükun, sükunsuz harekettir. Kalp kımıldar ve sevgilisi dışında kimseyle sa­kinleşmez. Ona doğru şevkle hareketlenir ve onun yanında sakinleşir.”
Allah (c.c.) bir şeyi, yerine daha iyisini koymadıkça kullarına haram kılmaz. Allah (c.c.) fal oklarıyla fal açmayı yasaklarken, yerine istihare duasını koydu. Kullarına faizi yasakladı ama, karşılığında alışverişi serbest kıldı. Kumarı yasaklarken, dine uygun yapılan ok atıcılığı, at ve deve yarı­şı gibi faydalı müsabakalardan kazanılanları mübah kıldı. Keza ipekten mamul giysiyi haram; yün, keten ve pamuktan dokunmuş değerli giysileri helal kıldı. Zina ve livata (homoseksuellik)yı suç saydı fakat buna karşılık, nikahlanarak gü­zel kadınlarla gönül eğlendirmeyi hoş gördü. Sarhoş edici içe­ceği yasaklarken, leziz, ruha ve bedene yararlı içecekleri ser­best bıraktı. Ud ve tanbur gibi çalgı aletlerini ve şarkıları dinlemeyi haram kılmasına karşın, yerine, Kur’an dinlemeyi koydu. Yiyeceklerden pis şeyleri haram, temizlerini helal kıl­dı. Bu inceliği gören ve düşünen için alçaltıcı heva ve hevesi terketmek kolaylaşır. Ona karşılık yüceltici faideye tutunur. Allah’ın (c.c.) emrettiği, menettiği ve mübah kıldığı şeylerde­ ki hikmetini, rahmetini ve nimetinin kemâlini tanır. Ve bilir ki Allah (c.c.), emrettiğinde kullarına ihtiyacı olduğundan ve­ ya nehyettiğinde de cimrilik yaptığından değil, bilakis emir­leri ihsan ve rahmetinden, nehiyleri de koruma ve muhafazasındandır.
Allah (c.c.), kula, kadınlardan tümüyle elini eteğini çekmesini emretmemiştir. Aksine bu arzuyu, kadın­lardan ilgisini çekenlerle birden dörde kadar, cariyelerden de dilediği kadarıyla nikah cihetine yönlendirmesini istemiştir. Bu durumda arzu ve hevânın mecrası, bir mahalden öbürü­ne kaydırılmıştır. Rüzgar, batıdan ters yönde eserken tatlı bir melteme dönüşmüştür.