Kalemi akıcı ama bir o kadar da tiksindiriciydi yazarın. Fazlasıyla k*n içeren bu kitabı okumak midenizi bulandırabilir.
Özet
Kısaca, Alex adlı karakterin ağazından okuyoruz tüm hikayeyi. Alex'in işlemediği suç, girmediği günah yok. Bir gün dört kişilik çetelerinde "liderlik" kavramı üzerine tartışma çıkınca her şey daha da kötü bir hal alıyor. Alex'i arkadaşları yarı yolda bırakıyor ve karakterimiz hapse giriyor. İki yıl üstüne devletin çıkardığı "tedavi" için denek olarak kullanılıyor. Tedavi sonucu kötülüklerin düşünceleri aklına geldiğinde yataklara düşecek kadar hasta oluyor. Ona birisi el kaldırsa ya da sözlü olarak hakaret etse bile kendini savunamaz hale geliyor. Tedavi sırasında ona dinletilen ve tek tutkusu olan müzik de ona kötülükleri hatırlattığından bu dünyada hiçbir zevki kalmıyor.
Tedavi sonrası da hapisten çıkınca daha öncesinde kötülük yaptığı insanlar tarafından dayak yiyor. Kendini bir dağın başındaki evde bir yazarın yanına atıyor en sonunda. Tamin edin kim yazarın eşini hayattan koparmış? Tabi bunu yaparken maske takrığından yazar Alex'i tanımıyor. Yazar hükümetin bu "tedavisinin" özgürlük karşıtı olduğunu düşündüğünden arkadaşlarına haber veriyor ve tedavi gören suçlunun zarar gördüğünü halka göstermek için Alex'i kullanıyorlar. Alex en sonunda kendini camdan at*rak çözüm buluyor. Fakat *lmüyor.
Hastaneden çıkınca da eski haline dönmüş oluyor ve eskisi gibi hayatına devam ediyor. Fakat bir süre sonra değiştiğini ve aile kurmak istediğini fark ediyor. Kitapta orada bitiyor.
Puanım: 5/10