Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mezar denen şey soğuk ve sıkıntılı kış günleri içindi; güneş ışığı ve çiçek kokularıyla dolu yaz günleri için değil! Hatta çocuğa öyle geliyordu ki kefenler bile sadece yaşlı ve buruşuk gövdelere göreydi. O soğuk kıvrımları gençlerin taze ve kıvrak gövdelerini imkanı yok saramazdı.
İşte kendi içinizdeki duygu ve düşünceler dış evrenin görünüşü üzerinde bile bu derece etkili olur. Doğaya ve insanlara bakıp bakıp da her şeyi karanlık ve kasvetli gören insanlar haklıdır. Ne var ki bu karanlık ve kasvet onların kendi tasalı ruhlarının ve görüşlerinin rengini yansıtır. Gerçek renkler inceliklidir. Seçebilmek için daha açık bir görüş ister.
Çevremizdekilere karşı davranışlarımızda dikkatli olmamız gerek. Çünkü her ölüm geride kalan bir avuç kimseye öyle düşünceler bırakır ki yapılabilecekken yapılmamış, unutulmuş, boş verilmiş şeyler… Onarılabileceği halde onarılmamış kırgınlıklar, giderilmemiş eksiklikler… İnsan için bunlardan daha acı bir düşünce olamaz! Hiçbir pişmanlık, iş işten geçtikten sonra duyulan pişmanlık kadar acı değildir. Kendimizi acıdan korumak istiyorsak bütün bunları vaktinde anımsayalım…
Ah, insanın candan sevdiği birinin hayatı sallantıdayken elleri böğründe beklemek zorunda kalmanın heyecanı; bu keskin, korkunç heyecan! Ah, insanın beynine doluşan ve canlandırdıkları hayallerin gücüyle yüreği deli gibi çarptırıp soluğu sıklaştıran kahredici düşünceler! Sevdiğimiz insanın acısını dindirip tehlikeyi hafifletebilmek için bir şeyler yapmak ihtiyacı ve hiçbir şey yapamayacağımızı bilmek! Çaresizliğimizin doğurduğu iç çöküntüsü ve hüzün! O anın ateşi içinde , kendimizi ve kafamızı ne kadar zorlarsak zorlayalım bu işkenceden imkanı yok kurtulamayız.