melike

Çocuk­luğunu sahici bir köke bağlayanlar, sonradan nereye giderlerse gitsinler, ev dendiğinde o ilk göbekbağına uzanıyorlar. Geceleri yıldızlara, gündüzleri atlaslara ihtiyacı yok onların, kaybolmu­yorlar. Hayat boyu yollarını ararken, pusula niyetine başlangıç noktalarına, tohumlarının serpilip dünyaya yayıldığı o ilk mev­kiye, evlerine bakıyorlar.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Reklam
Gelgelelim bazı şeyler ancak ayyuka çıkarılarak yok edilecek kadar küçük, bazılarıysa dile getirilemeyecek, kursaktan geçemeyecek kadar büyük oluyor. Bazılarını konuşarak, bazılarını susarak ama hep­sini anlayarak yaşadık biz Kader'le. Biz birbirimize inandık, gerisi hikaye.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Zihin, tedbir­li dost, teyakkuzda düşman, her şeyi nasıl da sahibinin ihtiyacı­na göre usulca tanzim ediyor. Ona her yol mubah, yüzeyini bi­le isteye aşındırmış donuk ama pürüzsüz cam misali, her şeyi gösterdiği yalanının altına teminatsız gerçekler örüyor. En kul­lanışlı hatıraları arayıp buluyor, anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde yan yana diziyor, bulamadıklarını da esasa hizmet ede­cek mürekkeplerle yeni baştan yazıyor. Sonra işinin erbabı, ka­çın kurası kurnaz esnaflar gibi geçiyor çın çın öten yazarkasa­nın başına; aklımızı sarsmayacak minicik bir fark karşılığında, eskisini alıp yenisini veriyor, eskisini alıp yenisini veriyor, eskisini alıp yenisini
Sayfa 81·Kitabı okudu
Biz dönüp bak­masak da bir yerlerde hep beklesin birileri.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Ama insanın kendine söylediği yalanların da bir miadı var. Katı olan her şey buharlaşıyor, hayata tutunmak için inan­maya mecbur kaldığımız bütün yalanlar günü gelince açığa çı­kıyor. Ve sonra biz ölmüyoruz. Daha kötü bir şey oluyor. Öğren­diklerimizle yaşamaya devam ediyoruz.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Reklam