Şehirde, yazılı vergisi olmayanlar kaçta kaçtır? Buna mukabil sadaka vermeyen yoktur, diyebiliriz. Kanunla kesilmiş vergi borçlarından kaçanlar ; bunu vermemek için her türlü ayıbı, haciz ve hapsi göze alanları bence hiç şaşmadan borç verdiklerini görürsünüz. Hatta dilencilerin kendilerinin bile daha düşkün meslektaşlara para verdikleri muhakkaktır; yani Beyazıt'ta dilenip Sultanahmet 'te sadaka vermek sözü bir mecazdan ibaret değildir.
Şu halde , o hangi kuvvettir ki bu hırs ve menfaat dünyasında mutlak aciz demek olan dilenci kanun ve polis kuvvetini dayanan vergi tahsildarından daha kuvvetli bir insan yapar? İnsanlığın şerefine olarak başta ilahi merhameti söylemek lazım. Vazifenin yeri kafa, merhametin yeri hesap ve kitabı olmayan bir çocuk gibi kolay kanan kalptir. Dilencinin asıl kuvveti, bu kalbe hitap etmesindendir.