Bu zenginlik ve gücün kaynağı, Batı başarısının tılsımı nedir? Böyle bir soruya geleneksel cevaplar dini açıdan verilirdi. Bütün sorunlar son kertede diniydi ve dolayısıyla bütün nihai cevaplar da diniydi. Geleneksel yazarların bu sorunun ilk haline verdiği nihai cevap her daim "köklerimize, eski güzel yöntemlere, gerçek imana, Allah lafzına dönelim" olmuştur. Bunun altında her zaman, işler kötü gidiyorsa, Tanrı'nın yolundan saptığımız için bizi cezalandırdığı varsayımı yatar. Bu görüş, kâfirlerin değişimden fayda sağladığı düşünüldügü takdirde bütün inandırıcılığını kaybeder.