"Bu konuya son padişahın kızı ve halifenin gelini; Yahya Kemal'in deyimiyle Türkçesi İstanbul'un en iyi on kişisinden biri olan ve Fransız kültürü de ondan aşağıya kalmayan Sabiha Sultan'ın bir deyişiyle bitirelim. Kendisi Saltanat ve Cumhuriyet’in bağı için; 'O Türklerin imparatorluğuydu, bu da Türklerin cumhuriyetidir' demişti."
"Benim Türk aydınına sürekli söylediğim bir şey var; Osmanlı mirasını reddetmek ya da benimsememek gibi bir lüksümüz, dahası böyle bir tercih hakkımız yok. Yüzyıl öncesini okumamız, geçmişle diyalog halinde olmamız gerekir. Bugün bazıları 'Resimli Osmanlı Tarihi' okuyarak fikren hüküm sürüyor."
"Türkiye Cumhuriyeti'ni Osmanlı'nın bir devamı ya da halefi olarak görmek sorunsalına gelecek olursak; Türkiye Cumhuriyeti'nin üzerine kurulduğu topraklar Osmanlı Devleti'nin anavatanıdır. Bu nedenle cumhuriyetle beraber devlet devam ediyor; diliyle, diniyle, toprağıyla ve insanlarıyla elbette Osmanlı'nın halefi biziz. Türkiye böyle bir 'redd-i miras' hakkına sahip değil. İnandırıcı değildir, Ermeni olayları tartışılırken de kimileri 'Onu yapan Osmanlı'ydı, biz başka bir devletiz' dedi. Bu büyük bir saçmalıktır. Eğer bir Ermeni soykırımı olmuşsa bunu yapan bizim dedelerimizdi. Eğer masumsa da dedelerimiz masumdur. Olay böyle iki uçta değerlendirilecek kadar bizim zihni kurgumuza uygun değildir."
"Tarih okumayan ve bilmeyen, kendine göre bir çevre çiziyor. Mesela kolaylıkla 'Osmanlı'nın bizimle ne alakası var?' der. Bu vahim, demek ki kendisinde tarihî disiplin yoktur. Tarihteki devamlılık olayını gözlemeye, anlamaya, ona anlam vermeye niyetli değildir. İşte bu sebeple abes bir sloganı tekrarlayıp durabilir."