Nerden geldin, kimsin
Anlamadım gitti
Seni görünce
Yürek diye taşıdığım
O şeyin
Aslında boş bir kuyu
Olduğunu anladım
Denizin bir dibinin
Maviden öte
Ormanın uğultusu
Göğün derinliği...
Anladım ve doldurdum
Bütün bunlarla ömrümü
Senin elinde
Yüreğime inip çıkan
Bir kova vardı
Bıraktım esinlere kendimi
Alnının bir
Çizgisine sapıp
Yürümeye başladım
Derinliğini duydum
Uçurumların
Ve dağların
Yüceliğini...
Taşlar, dikenler
Arasında yürüyorum
Yüreğine iniyorum
Bir dağ yolundan
Engin bir
Denize iner gibi
Bağlarında üzümler
Salkım salkım
Ne bir bekçi var
Ne de duvar...
Sarhoşluğumdun ki
Ben hiç ayılmadım