Adı:
Öteki Şiirler
Alt başlık:
1976-1991
Baskı tarihi:
Kasım 2001
Sayfa sayısı:
152
ISBN:
9789754944174
Kitabın türü:
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
..."Sanki söylenecek her şey söylenmiştir. Meyhanede arkadaşlarla bir veda partisi. Eski bir sevgili aranmış, çocuklardan ve eğitim düzeninin çarpıklığından konuşulmuştur. Eski Fotoğraflara bakılmıştır. Sonunda orta yaşa gelinmiştir...Sanki bütün başkaldıranlar ölmüş, başkaldırılar başka bir zamana ertelemiştir. Şarlatanlar ve düzenbazlar kazanmıştır. Ve şiir, artık gülünç bir şeydir onlarca; sence, bütün yenilgilerin toplamı olmuştur..."
- Ahmet Erhan -
(Arka Kapak)
Bu kitap şairin okuduğum 4. kitabı ve ilk kez güldürdü beni önsözde yazdıklarıyla

Hani öldükten sonra birileri şairin hiç yayınlanmamış şiirlerini bulup yayımlar ya işte belki ben ölünce kimse bulup böyle bir kitabı çıkartmaz diye düşündüğünden yaşarken kendisi çıkartmış bu kitabı. Şiirler güzel. Kitabın son bölümlerindeki yazılar çok daha güzel. Buradan gerisi boş bir yazı olsun şaire son bölümlere ithaf. Nasılsa kendisi okuyamayacak. Siz de okumayın.

Evet yalnızsın. Ölüm dahil bir sürü düşmanın var. Ama sen yalnız değilim dedin. Yürüdüğün yolların, geçtiğin yerleri belli olsun diye mayınlar ekmişsin her yerine yalnızlığına eşlik etsinler diye.

O gün sokağa çıktığında alnına gökyüzü değmiş. Kahvede oturup denize karşı sigara icmişsin. Karşındaki oğlan çocuğu balık tutmaya çalışıyordu. Artık şiir yazmayı da bırakmışsın. Yazmayı bırakmasaydın eğer o çelimsiz çocuğa da bir şiir yazardın elbette.

Peki niye yoruldun bu kadar. Dünyanın bu haline şaşırıp şairlik yeteneğini mi yitirdin yoksa. Hadi git yine yat toprağa yüzükoyun. Belki bir dize gelir aklına.

Yine denize bırak tüm kitapları. Dağılsın ve dans etsin sayfalar sularında. Kitap adlardan soyunup, dünyayı gi­yin.

Yazdığın her sözcüğe eşlik etsin yağmur damlaları. İki gece arasında kalsın yine o öksüz gün ışığı.

Sonra bağışla kendini. Ayaklarını sal denize. Özlediğin ne varsa yap işte. Nazım'ı Moskova'dan getirtmişsin gibi sevin. Radyoda yüreğini titreten o şarkıyı dinle.

Kalbinin üzerine bir mutluluk tuttur çengelli iğne ile ve çocuklugum,
ben buradayım diye haykır sevgili Ahmet Erhan
Birkaç yıl önce gırtlak kanseri yüzünden aramızdan ayrılan 78'in yaralı şairi, Ahmet Erhan... "Adım seksen kuşağı, yaşım yirmi sekiz
Çocukları artık sokağa çıkarmayınız..." Toplumcu şiir geleneğinin en önemli isimlerinden. Diğer kitaplarına türlü sebeplerle koymadığı şiirlerini bu kitapta toplamış. Farklı bir dünya hayali vardı Ahmet'in, hakim olan düzene bir türlü alışamadı direndi. "Sağcıymış çocuk, vuracaklar. Ben sınıf sorumlusuyum, önüne geçiyorum onun ve "Hayır" diyorum, "Benim sınıfımdan adam alamazsınız."

Babasının vefatı onun için çok büyük yıkımdı. "Herkes beni 'anneci' sanır. Ben aslında 'babacı'yımdır." Babasızlığın açtığı yaradan akseden görüntüyü dahil ediyor dizelerine Erhan. Babasının ardından kendini içmeye vermiş ve şiirlerinde de fazlaca işlemiş. "Akşam. Alkol. Bir uyusam"

Sesinden şiirlerini dinlemeyi ne kadar istedim bir bilsen Erhan... Karşıma otur, iç bir yandan da oku. "Fazla içmedin mi Erhan?" bile demezdim. Sabahlar olmasın...
Ölüm ve yalnızlık ise Ahmet Erhan'la bütünleşmiş adeta. Dizeleri gelmeden ölümün kokusu geliyor. Kendisinin şiirleriyle tanıştığım günden beri gecelerim hüzün içinde kıvranmakla geçiyor. Sen Erhan. Sen nasıl dayandın bu kadar acıya?

Bir arkadaşım var, o da sever şiir okumayı çok da kaliteli kitaplar okurdu. Nişanlandıktan sonra bir haller oldu buna, Kahraman Tazeoğlular falan görmeye başladım elinde. O gün şiir diye bunu getirmiş bana, "Gel deniz bakışlım, sel gibi coş gel,
Bana doğru köpür, bana doğru ak..."

Aklımı yitiriyordum az kalsın. Tansiyonum çıktı, gözlerim kararmış. Hep böyle miydi yoksa aşık olunca mı aptallaşıyor insan anlamadım. Tek bildiğim az daha öbür tarafa gidiyor olduğumdu. Ülkece seviyemiz buyken şimdi ben bu kitabı nasıl tavsiye edeyim? Popüler kültürün altında ezilirsin Ahmet, ergenlerin facebook kapak fotoğrafında harcanırsın. İnternete birkaç şiirini sorgulattım şiirlerin çıkmadı ne büyük acı! Senin tüm kitaplarını toplayayım diye günlerce sahaflarda süründüm. Şairlerin yaşarken değeri bilinmez ama ölünce de bilinmiyormuş bunu öğrendim...

Kitabı tavsiye ediyor muyum, etmiyorum elbette hep gizli kal, değerini bilecek insanlar tanısın seni.
Neden 'Öteki Şiirler' ?

Kitaba Öteki Şiirler isminin verilmesinin, okurun seçimini de öteleyecek bir sebep olduğunu, dolayısıyla Ahmet Erhan okumamış bir okurun bu kitabı okumak istemeyeceğini düşünüyorum. Fakat kitaplar, şiir kitabı dahi olsa belirli bir anlamsal ve hatta biçimsel bütünlük çerçevesinde tasarlanır ve şekillenir. Buradan hareketle şunu söyleyebiliriz:
Ahmet Erhan, diğer kitaplarına çeşitli nedenlerden dolayı koyamadığı şiirleri Öteki Şiirler kitabında toplamıştır.

Ahmet Erhan Öteki Şiirler ile ilgili olarak şunları söylüyor: "Bu gibi kitaplar genellikle, şair öldükten sonra, bulunup yayımlanır. Ben ölümü hiç değilse bir kez aldatmak, yanıltmak için yayımlıyorum bu şiirle­ri."

İçerik olarak bakıldığında zaten şiirleri ötekileştirecek herhangi bir sebep yok. Bildiğimiz modernist, toplumcu Ahmet Erhan hüznü...

Kitabın amacı gereği, çeşitli biçimsel yapılarda ve konularda pek çok şiir yer alıyor. Ancak tabiki yine ölüm kol geziyor hemen her şiirde. Çünkü Ahmet Erhan olmak bunu gerektirir.

Kitabın en dikkat çekici bölümü elbette son bölümü. Burada farklı bir Ahmet Erhan karşılıyor ve adını tam koyamadığım bir türle şaşırtıyor. Şiirsel ögelerle, şiirsel bir üslupla fakat mensur olarak kaleme alınan metinler diyebiliriz. Aslında bunlara ne denileceğini Ahmet Erhan da kestirememiş ve şöyle demiştir:
".. kendi içinde özgün bir metin. Şiir mi? Bilmiyorum."

Bana kalırsa; bu metinler şairin, yazma sancıları gibi daha çok. Ama adı yok. :)


İyi kitaplar...
Genelde bir çoğumuz önsözleri okumayız es geçeriz çoğu kez. Oysa bir kitabın önsözü çok şey anlatır. Daha başlar başlamaz kendi kalemiyle önsözünü yazdığını görünce bir şaşırdım. Önsözü okuduğumda ise şaşkınlığım yerini gülümsemeye bıraktı. Öldükten sonra yayımlanır bazı kitaplar diyor Erhan , ben ölmeden kendi şiirlerimi kendim yayimliyorum :) Oteki Şiirler adı altında daha önce kitaplarında yayınlamadığı şiirlerine yer veriyor. Kitabın sonlarında ise şiirsellik yerini bir kaç sayfa duz yazıya bırakıyor. Bazı kitapları okuduğumda kendimi nedense bir bozkırın ortasında hayal etmekten alıkoyamıyorum. Cırcır böceklerinin sesi içinde . Rüzgarda portakal kokusu. Bu kitap sayesinde kendimi portakalların kokusuna sindirmek istiyorum. Ölüm, acı, anlam arayışı. Iki kelam edebilirdik belki gitmeseydin :( Daim ol
Kitabı bitirdim ama öyle bir iz var ki içimde.. Durup durup aceba ben yalnız mıyım? Aceba ben sevildim mi? Aceba Ahmet Erhan gerçekten bu kadar ağır mı yaşamış? Bi insan nasıl bu kadar ağır yüklü bir vagonun altından sağ çıkar? diye sorup durdum kendime. Yaşamını araştırdım ki yaşamının şiirlerine çok açık yansıdığını gördüm. "Herkesin güldüğü yerde ben ölüyorum" diyor şair. Bu cümleyi hiç unutmadım. Nasıl unutulur bu cümle? Büyük ihtimal gırtlak kanseri olup kendi sesinden utanırken ve arayan arkadaşlarına evde yok süsü verirken yazmış şair bu şiiri. Daha uzun yaşayıp daha umutlu şiirler yazsaydı keşke ama bu yazdıkları bile Ahmet Erhan'ı özel kılıyor.
Ahmet Erhan'ı tanımayan kişiler kitabın ilk sayfalarında " birde buna şair mi diyorlar? Nâzım'ın, Ahmet Telli'nin vs tırnağı olamaz" diye bir düşünceye kapılabilir. 60. Sayfalara doğru "bu adam şairse eğer diğerleri ne ? " düşüncesine varırlar. Üstadım sağ gösterip sol vurmuş bu kitabında..
Turuncu defteri her insanin okuması gerekmektedir ki Türkiye'de bordan ağır madenlerinde olduğunun farkına varsınlar :)
Şimdi babamı ben
Anmasam olmayacak
O da böyle gülerdi

Ama ben gülemedim
Şöyle yürekten, içten
O öldüğünden beri
Sevgiler,
İçtenlikler,
Ve kavgalarla
Geçip gitsin isterim
Benim de hayatim
Konuşurken, ağzımdan
Kırçiçekleri fırlasın
Bir rüzgar
Dolaştırsın tüm damarlan
Yüreğimde.
...
Ahmet Erhan
Sayfa 25 - Bilgi Yayınevi
Sözcükler taşa dönüşüyor şimdi boğazımda
Çok anlatılmış bir öykü oldu yaşamak ..
Bir kum saati var elimde. Bu doğru. Ama mızıkçılık edip sonuna kadar akmasını beklemeden ikide bir , aklıma estikçe onu ters çevirmedigimi kim söyleyebilir?
...
Nasıl da alışmışım
Ufalarak
Nemli, karanlık odalarda
Şiir yazmaya.

Nasıl da alışmışım
Doğayı ve bazı insanları
Özleye özleye
Unutmaya.

Kaç kuş
Kanatlarını örseledi
Bu gidiş gelişte?
Kaç yağmur
Toprağa değmeden kurudu.
Kaç çocuk caydı oyunlarından?
Kaç şair
Unutuldu?

Nasıl da alışmışım
Kötü bir dizede
Koca bir şiiri
Yakmaya.
...
Ahmet Erhan
Sayfa 30 - Bilgi Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Öteki Şiirler
Alt başlık:
1976-1991
Baskı tarihi:
Kasım 2001
Sayfa sayısı:
152
ISBN:
9789754944174
Kitabın türü:
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
..."Sanki söylenecek her şey söylenmiştir. Meyhanede arkadaşlarla bir veda partisi. Eski bir sevgili aranmış, çocuklardan ve eğitim düzeninin çarpıklığından konuşulmuştur. Eski Fotoğraflara bakılmıştır. Sonunda orta yaşa gelinmiştir...Sanki bütün başkaldıranlar ölmüş, başkaldırılar başka bir zamana ertelemiştir. Şarlatanlar ve düzenbazlar kazanmıştır. Ve şiir, artık gülünç bir şeydir onlarca; sence, bütün yenilgilerin toplamı olmuştur..."
- Ahmet Erhan -
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 37 okur

  • SihirliFlut
  • .
  • ipekgibi
  • Duman altı
  • Mustafa A.
  • aslixan
  • Esra
  • Aysss
  • Hayriye Ç.
  • TC Neslişah Özbay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%53.3 (8)
9
%33.3 (5)
8
%0
7
%6.7 (1)
6
%6.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0