"Okuduğumuz kitap bi yumruk gibi tepemize inip bizi uyandırmadıktan sonra neye yarar?"
Kafka'nın bu sözünü hatırladım bitirdiğimde.
Sözünü sakınmayan, insanı sarsan bir kitap.
Lord Henry, Basil Harvard ve Dorıan Gray arasındaki diyaloglarda sorgulatan, hassas noktalara dokunup insanı huzursuz eden ve bu şekilde de zihni diri tutan enteresan bir çekimi, büyüsü olan bir kitap.
Altı çizili satırlar, kenarı kıvrık sayfalar üzerine şöyle bir arkadaş toplantısında değerlendirmeyi, üzerine konuşmayı hakediyor.
Okuyup, rafa kaldırmamalı.
Ara ara hatırını sormalı.
Bir klasik eser nasıl olur' un hakkını fazlasıyla veriyor.
İçeriği, anlatım tarzı, kurgusu açısından hiç bir zaman değerinden bir şey kaybetmeyecektir.
Değer yargılarının oluşmaya başladığı yıllarda okunmasının (özellikle lise dönemi) okuyucuya çok büyük katkısı olacağını düşünüyorum.
Zira ben çevremdeki bu yaş grubunda ne okusam diyen gençlere bunu önereceğim.
İyi ki kitaplar var
Sevgiyle
Başkaları hakkında bu kadar iyi şeyler düşünmeyi tercih etmemizin sebebi kendimizden korkmamızdır.
İyimserliğin kaynağı düpedüz korkudur.
İşimize yarayacak erdemleri komşumuzda görüyoruz diye kendimizi yüce gönüllü zannederiz.
Sayfa 87 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu