İlk olarak kapak tasarımı ile dikkat çeken bu kitap, iş seyahati için Çin’ e giden bir adam ile Çin’ de tuvalet görevlisi olarak çalışan bayan Ming’ in arasındaki diyalogdan oluşuyor aslında.
Bayan Ming’ in bilgece sözleri ile düşünmeye sevk edildiğimiz bu kitapta; bir şeyi sevmek için sahip olmak mı gerekir, insan sahip olmadığı bir şeye sevgi ve şefkat hissedemez mi, kendimizi inandırdığımız hayallerimizi bir gün gerçek sanma ihtimalimiz var mı gibi sorulara cevap arıyoruz.
Aslında öylece güzel ve kolay cevap bulmamız mümkün. Kendi hayal dünyasına gerçekmiş gibi inanan bir insanın, hiç tanımadığı ama sadece sohbet ederek yol göstermiş olması neticesinde bir başka insanda yaşanan değişikliğe de şahit oluyoruz.
Spoiler vermemek için içeriğinden bahsetmedim Kolayca okunan, dili sade ve güzel bu kitabı okumanızı tavsiye eder ve şimdiden iyi okumalar dilerim.