Peyami Safa' nın meşhur Dokuzuncu Harciye Koğuşu...
Sayfa sayısı az olsa da saatlerce konuşulacak, düşünülecek kitap. Yazarın betimlemelerine hayran kalmamak elde değil. Kahramanın yaşamış olduğu acıları, umutsuzluğu kendim yaşıyormuş gibi hissettim. Bu nedenledir ki; kitabın sayfaları ilerledikçe sanki yedi yıldır bacağından rahatsız olan, dokuzuncu harciye koğuşunda yalnızlığına ve düşüncelerine mahkûm olan benmişim gibi hissettim.
Yazarın psikolojik tahlilleri, çaresizliği okuyucuya aktarması harikaydı. Hastalık anında yaşamış olduğu yalnızlığı, sevdiği insanın kendisine yalan söylemesi çok sarsıcı bir durum.
Ahmet Hamdi Tanpınar' ın da dediği gibi " Acının ve ıstırabın yegâne kitabı".
Keyifli okumalar...