“Hüzünlü Bir Akşam Borusunun Ezgisi İçin Söz” adlı şiirimdeki “kimi gün karıştırırım birbirimizi dirhemler gibi kurnaz tüccarın elinde” dizelerini işte bu durumu anlatmak için yazmıştım.
Yine Aziz Nesin’in, “Nâzım Hikmet” üstüne yazdığı yazılardan birinde ele aldığı “durup dururken de yalan söyledim” dizesi,
edebiyat çevrelerinde büyük tartışmalara yol açtı.”Nazım Hikmet yalan söylemez” diyenler de varmış.Bir toplumun gerikalmışlığı diye işte buna derler; sevdiler mi,sevdiklerini hemen put yapıyorlar.
Bizim halkımızsa Tanrı’ya tapmaya alıştığından insanlara da tapıyor.Bunun daha kötüsü insanların kendilerini tapınılacak duruma getirmek için çabalamalarıdır.Bunun adı başarı ve büyük adamlık oluyor.Tapınılmak istemekten kurtulursak halkımız da tapmaktan kurtulur belki.