Hayır, rızkını vermediğimiz, veremediğimiz müddetçe ne çocuk, ne nüfus isteyemeyiz. Karnını doyuramadığımız, sıhhatini koruyamadığımız, tahsilini temin edemediğimiz her çocuk, “bu memlekete yüz milyon lazım" diyenlerin gözüne, onları gaflet uykularından uyandırmak için sokulmuş birer parmaktır. Bize yarının hastanelerini, darülacezelerini, cezaevlerini dolduracak cahil, mesleksiz, serseri yüz milyonun lüzumu yok! İnsan gibi yaşamak, hayatın nimetlerinden istifade etmek imkânlarına, hiç olmazsa bu sakat tedbirleri tavsiye edenler kadar sahip yirmi milyon vatandaş, daha faydalıdır.
İlk defa bir çocuk kitabı inceliyorum. 19 yıldır okulöncesi öğretmenliği yapan değerli hocamın şiir tadındaki kitabı...Gerek öğretmen kimliğiyle gerek yazarlığıyla kendisine hayran olduğum çok sevgili hocam, anlatımıyla,resimleriyle aşırı eğlenceli ve öğretici bir kitap yazmış.Özellikle çocuklarımıza kendilerini oldukları gibi kabul edip sevmelerini öğretiyor.Dış görünüşünden başlayıp,tüm benliğini seven çocuklar yetiştirmek için şu güzelim yaşlarında okunacak ve okutulacak aşı niteliğindeki kitaplardan.
Günümüzde toplumun dayattığı güzellik algısına uymadığı için kendini sevmeyen bireyler yetişiyor. Bu kitap bize hangi renk olursak olalım çok güzel ve özel olduğumuzu hissettiriyor.
Öğretmenlere ve velilere öncelikli tavsiyemdir. Bu ve benzeri kitapları okuyup,okutturalım lütfen.
Ki aynaları seven ve herkesi olduğu gibi güzel gören çocuklar yetiştirelim.
Kendini onaylamak, ileride özgüvenin temelini oluşturacak ve hayatlarındaki çoğu başarının anahtarı olacaktır. Görüntüsünü seven ,benliğini seven,çevresini seven çocuklar…
Kitabın son sayfasında Buki şöyle diyor:
“Anladım ki ben çok güzelim
Farklılıklarımla daha özelim
Vazgeçiyorum rengimi aramaktan
Mutluyum her renge sahip olmaktan.”