Esra Arslan

Esra Arslan
@_Esrarslan
İstanbul
Eskişehir, 23 Aralık
744 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Buki rengini arıyor
10/10
·24 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
İlk defa bir çocuk kitabı inceliyorum. 19 yıldır okulöncesi öğretmenliği yapan değerli hocamın şiir tadındaki kitabı...Gerek öğretmen kimliğiyle gerek yazarlığıyla kendisine hayran olduğum çok sevgili hocam, anlatımıyla,resimleriyle aşırı eğlenceli ve öğretici bir kitap yazmış.Özellikle çocuklarımıza kendilerini oldukları gibi kabul edip sevmelerini öğretiyor.Dış görünüşünden başlayıp,tüm benliğini seven çocuklar yetiştirmek için şu güzelim yaşlarında okunacak ve okutulacak aşı niteliğindeki kitaplardan. Günümüzde toplumun dayattığı güzellik algısına uymadığı için kendini sevmeyen bireyler yetişiyor. Bu kitap bize hangi renk olursak olalım çok güzel ve özel olduğumuzu hissettiriyor. Öğretmenlere ve velilere öncelikli tavsiyemdir. Bu ve benzeri kitapları okuyup,okutturalım lütfen. Ki aynaları seven ve herkesi olduğu gibi güzel gören çocuklar yetiştirelim. Kendini onaylamak, ileride özgüvenin temelini oluşturacak ve hayatlarındaki çoğu başarının anahtarı olacaktır. Görüntüsünü seven ,benliğini seven,çevresini seven çocuklar… Kitabın son sayfasında Buki şöyle diyor: “Anladım ki ben çok güzelim Farklılıklarımla daha özelim Vazgeçiyorum rengimi aramaktan Mutluyum her renge sahip olmaktan.”
Çocuk Edebiyatı
Rengini Arayan BukalemunSinem Ulu Güleryüz · Favori Yayınları · 20241 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir Ülkeye Resmi Sevdiren Deha Çallı
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
Ressam İbrahim Çallı’nın hayatını konu alan bu kitaba, eski dolabımızda anılarda gezinirken rastladım.Kuvvetle ihtimal, resim öğretmenimin sanatı tanımam ve motivasyon olması amacıyla verdiği bir kitaptı.Ödevimi geçte olsa tamamlamak istedim… İçerisindeki nutukları süzgeçleyip payıma düşeni aldım.Ve İzzet Günay’ın Türkan Şoray’a söylediği o meşhur sözü zikrettim. -Çok eskiden rastlaşacaktık… Okurken kâh güldüm kâh duygulandım,düşündüm.En önemlisi sanatın lügatımdaki karşılığını yeniledim.Osmanlı’nın son dönemlerinde ayak gezdirip,ötesini berisini tahlil etme imkânı buldum.Velhasıl ben bu kitabı çok sevdim. Kitap, ünlü ressam İbrahim Çallı’nın dilinden anlatılıyormuş gibi yazılmış. Yazarın akıcı anlatımıyla hiç sıkılmadan okudum.Hatta sinemaya uyarlanabilecek bir konusu olduğunu düşünüyorum. Gücüm yetse izlemeye değer bir film çekmiş olurdum.Eli cebinde fukara hayallerimi, beynimde bir müddet gezindirdim ve sonra..,buradayım, hakettiği değeri alamadığını düşündüğüm bu kitabı birileriyle tanıştırırım umuduyla yazıyorum.Kesinlikle okuyun :)
Edebiyat
ÇallıGürbüz Azak · Evreca Publishing · 200522 okunma
8/10
·105 syf.··
2023 8. kitabı
Kitap, Hacı Aga’nın evinin taşlığında ağırladığı misafirleriyle yaptığı (çıkar ilişkilerinden mütevellit) sohbetlerinden oluşuyor. Kitabında Hacı Aga ve türevlerini ağır bir dille eleştiren yazarın, ilgimi çeken bir kaç alıntısını da incelemek istiyorum. Hacı Aga’nın yandaşına öğütler verdiği bir bölümde şu sözler geçiyor. .. Hata etmeyin. Namazı, orucu nasıl doğru eda edeceklerini anlatmanızı istemiyoruz. Aksine, din adına eski töreleri yaygınlaştırmanızı istiyoruz. Bizim, göğüslerine zincir vuran, bıçakla dilim dilim dilimleyen, çabuk inanır, mutaassıp insan­lara ihtiyacımız var, dindar Müslümanlara değil. .. Burada Sadık Hidayet, sanıldığı gibi bir inancı baltalamıyor. Aksine bâtılı,usulsüzlüğü,dini sadece bir maske olarak kullananların varlığını deşifre ediyor. Ve kitabın sonunda; “Okuyandan bir dua umarım; Çünkü ben kulunuz günahkarım.” diye yazdığı kinayeli notuyla, biz okurlara asıl günahkarın kim olduğunu sorgulatıyor...
Edebiyat
Hacı AgaSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 20172,876 okunma
Puan vermedi·245 syf.··
2023 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2023 21:03
Yazarını tanıdığım bir kitabı okumak deneyimine vâkıf olabildiğim için Hamza Pekmez’e teşekkür ederim. Aslında fantastik kitap ve filmlere olan ilgimi seneler evvel Alacakaranlık serisinde bıraktım.Buna rağmen okurken keyif aldığımı ve bir sonraki sayfa için sabırsızlandığımı söyleyebilirim.Ters köşe yapmayı iyi bilen ve şaşırtan türden bir kitap olmuş,bu yönünü sevdim,tahmin ettiğim şeyleri okumak bana hep sıkıcı ve sıradan gelmiştir..Bu bağlamda yazar, minik detaylarla okuyucunun aklını başka yöne çekip hiç beklenmeyen taraftan sobeliyor. Kitap bir noktaya kadar monoton ilerliyor ama asıl hikâye başladığında merakla okuyup bir çırpıda bitireceğinizin garantisini veririm. Kısaca konusundan bahsetmek gerekirse, romanın başkahramanı Balaban özel bir şirkette çalışıyor.İş gereği Meksika’ya gitmesi gereken uçağın düşmesi ile gelişen hadiseler birbirini kovalıyor. O kadar hızlı okudum ve tahayyül edebildim ki,sanki ekran karşısında bir film izlemiş hissiyatı oluştu bende. Zihni hiç yormayan, akıcı ve macera yüklü bir eser. Hamza Pekmez başarılarının devamını diliyorum. Kalemine sağlık…
Edebiyat
Dipten DerinHamza Pekmez · Ritim Sanat Yayınları · 014 okunma
Bir ruh otopsisi
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
Kitap isminden de anlaşılacağı üzere, bir mahkumun idam edilmesine kadar gelişen süreci aktarıyor.Ailesini üç dul olarak adlandıran anlatıcı ; öldükten sonra babasız kalan kızı,kocasız kalan eşi,evlatsız kalan anneyi de aldığı cezaya ortak sayıyor.Ne şekilde öleceğini ve bunun diğer insanlar için şölen havasında gerçekleşeceğini bilen mahkum korku ve hislerini (yasalara ruhunun otopsisini bırakmayı amaçlayarak)yazıyor.Yazıyor çünkü bilinenin aksine asıl öldüren infaz bedende değil ruhta gerçekleşiyor.Eğer bilirler ve anlarlarsa yarın için nice üç dulu kurtaracak,belkide nice insanın bahtına sürülen kara lekeyi temize çekme fırsatı olacak.Yazıyor kabuslarını,sonunu düşünmemek adına oyalanmak için düşlediği anılarını,kızına olan sevgisini ve endişesini,pişmanlığının kendisine hiç bir çıkış yolu sunmadığını,ölümü nasıl beklediğini…Bu bekleyiş bana Kırmızı Pazartesi kitabını anımsattı.Dakika dakika ölüme yaklaşıyorsunuz.Kalbiniz birlikte atıyor,birlikte korkuyor,birlikte sitem ediyorsunuz; en çok da yaşanamayacak günlere. Öyle güzel bir analizle anlatmışki Victor Hugo ,empati kurma yeteneği burada doruk noktasına ulaşıyor. Burası Spoiler içerir! Beni en çok etkileyen kısım; “İtiraf edeyim, hâlâ umutluydum... Şimdi Tanrı’ya şükür, hiç umudum kalmadı.”dediği halde o son saniye bile dilenerek umduğu af oldu. Ve düşümdüm ki insan bazen umudunun öldüğünü söyler ama aslında hiç yok olmayan tarafımızdır umut… Keyifli okumalar…
1000k
Bir İdam Mahkumunun Son GünüVictor Hugo · Olympia Yayınları · 0152,4bin okunma