Serileri -özellikle de bu tür serileri- hepsini okuyup bir bütün olarak değerlendirmenin daha doğru olduğunu düşünsem de bu kitabı genel hatlarıyla incelemek istedim. Düşüncelerim herkes için aynı olmayabilir. Umarım faydalı bir inceleme olur, keyifli okumalar. :)
Artık fantastik edebiyatta klasikleşmiş serilerden biri olan Narnia Günlükleri'nin ilk kitabı Büyücünün Yeğeni. Benim seksen üç günde okumama bakmayın (araya birkaç kitap daha girdi) o kadar sıkıcı bir kitap değil. :) Ama fazla derecede merak uyandıran ve çok sürükleyici bir olay örgüsü olduğunu söylersem yalan olur (tamamen bana göre). "Narnia" ülkesinin kurulmasını konu ediniyor kitap genel olarak. Özenle tasarlanmış, güzel bir kurgu var. Kitapta çok şey yaşanıyor, dolu dolu bir macera. Ve bunları samimi bir dille yazardan dinlemek çok hoş oluyor. Yazarın kullandığı dili çok beğendim, bir arkadaşınızmış gibi anlatıyor, kendinizi kitabın içinde hissetmenizi sağlıyor. Karakterler mükemmel tasarlanmış, her birinin kendine has özellikleri var ve iletişimleri çok hoş. Pek iyi bir insan olmasa da Andrew Dayı'yı okumak çok keyifliydi mesela. :)
Güzel alıntılar ve bazı alt mesajlar var içinde. Bazı fantastik kitap/film/dizililer vardır; evet, fantastiktir ama mantıklı değildir. Bu kitap bir mantık çerçevesinde kurgulanmış. Ve bu kurgunun bağlantılarını -sondan anladığım kadarıyla- sonraki kitaplarda daha fazla göreceğiz. İtiraf edeyim, bazen sıkıldığım zamanlar oldu. Bu yüzden eğer kitaba ısınamazsanız, sıkılırsanız bence okumaya devam edin. Koca bir seriyi bir kitapla yargılamanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Birde kitabın bazı sayfalarında bazı çizimler var, çizeri de taktir etmek lazım güzel bir iş çıkarmış. Ee bu serinin filmlerini de yapmışlar tabi fakat şöyle bir şey var filmler ikinci kitaptan
-Kobudluğun arxasında dayanan məntiqi
eşitməyi çox istərdim, Rita-Dambldor dedi və nəzakətlə salam verib gülümsədi.-Amma təəssüf, bu məsələnin müzakirəsini sonraya saxlamalıyıq . Harry Potter ve Ateş Kadehi