İşte benim ruhumun yabancı olduğu şey bu!” dedi Alman mühendis. “Aklım bir türlü alışamıyor… On iki saat onun için çalışıyorlar, sonra ona hayran oluyorlar… Ata binişini, alçakgönüllülüğünü anlatıyorlar… Ona inanıyorlar… Neredeyse onun için severek, inanarak çalışıyorlar… Bunu anlamıyorum… İşte Amerika’da bu yok!.. Orada da insanlar çalışır, ama inanarak, hayran olarak değil! Orada insan başka türlü yaşayamayacağını düşünerek çalışır…”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hiçbirimiz şu içinde yaşadığımız toprağa göre değiliz. Şeytan girmiş bir kere içinize, ruhunuza aklın ışığı düşmüş, artık yabancısınız,ne yaparsanız yapın yabancısınız. Yaşadığınız dünya ile ruhunuz arasında uyuşmazlık var, bunu biliyorum, çok iyi görüyorum. Ya dünyayı değiştireceksiniz, ya da dışarıda kalacaksınız!
Bir Voltaire, Kızıl ile Kara ya da gene bugün biraz okuduğum İtiraflar'ı okurken karşılaştığım aydınlık ruhu neden kendimde, ya da tanıdığım hiçbir insanda, bir Türk yazarından bulamadığımı düşünüyorum. Umutsuz, çirkin, mıymıntı bir halim var, ama neden Türkiye'de her şey böyle? Her şey, herkes uyuyormuş gibi...