Nasıl ki düşmanın tek bir muharebeyi bile kaybetmeye tahammülü yoksa, biz de artık kaybetmeyi göze alamayız. Düşman sırtını denize vererek savaşıyor, biz ise sırtımızı hiçliğe vererek savaşıyoruz.
İnsanlık tarihi boyunca, azınlıkların kaderi bir ülkenin tüm yurttaşlarını ve toplumsal, siyasal yaşamının tüm cephelerini etkileyen daha geniş bir sorunun göstergesi oldu. Otuzlu ve kırklı yıllarda Nazilerin Yahudilere karşı tavrı, Alman ulusunun bütününe ölüm ve yıkım getirdi. Azınlıkların ayrımcılığa ve baskıya maruz kaldıkları bir toplumda her şey çürür ve bozulur. Kavramların içi boşalır, anlamlarını yitirirler. Hâlâ seçimlerden, tartışmalardan, akademik özgürlüklerden veya hukuk devletinden söz etmek aldatıcı bir istismara dönüşür.