Cevdet Bey ve OğullarıOrhan Pamuk

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.350
Gösterim
Adı:
Cevdet Bey ve Oğulları
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
616
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754704556
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Cevdet Bey ve Oğulları
Cevdet Bey ve Oğulları
Pamuk’a ilk ününü getiren bu büyük roman İstanbullu bir ailenin yetmiş yıllık serüvenini hikâye ediyor.
Nişantaşlı bir ailenin 20. yüzyılın başından itibaren üç kuşak boyunca serüvenlerini anlatan bu kitap ev içlerinin renklerini, zamanın akışını, günlük sıradan konuşmaları akılda yer eden kahramanlar aracılığıyla saptarken, okura geleneksel romandan alınacak hazları bütünüyle veriyor. Abdülhamit döneminin son yıllarında, İstanbul’un ilk Müslüman tüccarlarından küçük dükkân sahibi Cevdet Bey’in tutkusu, hem işlerini büyütmek, zenginleştirmektir hem de "Batılı anlamda" çağdaş, modern bir aile kurmak. Kökü taşraya uzanan geleneksel ailesini bir yana bırakarak bu isteklerini gerçekleştirmeye girişen Cevdet Bey’in ve oğullarının hikâyesi, bir anlamda modernleşme uğraşı içindeki Türkiye Cumhuriyeti’nin özel hayatının da hikâyesidir. Ev içlerinin, yeni apartman hayatının, Batılılaşan büyük ailelerin, Beyoğlu’na çıkıp alışveriş etmelerin, radyo dinlenen pazar öğleden sonralarının dikkat ve sevgiyle anlatıldığı bu panoramik roman, Orhan Pamuk’a hak ettiği ünü getiren olgun bir ilk kitaptır.

"Pamuk adeta okurun elinden tutup onu kendi dünyasında dolaştırıyor. Yazar romanını anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda kâh hızlanan kâh yavaşlayan bir tempoda birbirinin içine geçen sahnelerle, karşılaşmalarla ve konuşmalarla her şeyi en ince ayrıntısına kadar çözümlüyor."

FRANKFURTER ALLGEMEINE

"Büyük bir başarı... Hiç duraksamadan en beğendiğim yirmi Türk romanı arasına alırım."

FETHİ NACİ
'Her yazarın ilk eserleri otobiyografik çizgiler taşır' ilkesine uygun bir romandı. Abdülhamid döneminin sonlarında ticarete başlayan ve harp dönemindeki şeker ticareti ile büyük paralar kazanan Cevdet Bey'in, eşinin, çocuklarının ve nihayetinde torunlarının hikayesi var. 1900'lerin başlarından 1970'lere kadar uzanan süreci, üç kuşağı, üç farklı bölümde anlatmış Pamuk. Ben en çok ilk bölümü sevdim; bir güne sığdırılan bir anlatımı vardı. Çok karakterli yapısı nedeniyle özellikle ikinci bölümde biraz durağanlaşan bir anlatımı varsa da eserin 20'li yaşların bir ürünü olduğu da göz önünde tutulursa başarılı bir eser olduğu söylenebilir.
Kitapta çokça bulunan karakter analizleri insanı kitaba daha çok çekiyor kesinlikle günümüzden bir sürü yüz de görebilirsiniz hatta belki kim bilir kendinizi bile bulabilirsiniz. Ben daha farklı bir kitap olacağını düşünmüştüm fakat beklediğimin kesinlikle çok çok üstünde bir kitap olmuş.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.136 Oy)17.537 beğeni39.608 okunma2.137 alıntı165.902 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.079 Oy)7.347 beğeni19.879 okunma3.253 alıntı116.991 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.883 Oy)8.170 beğeni26.104 okunma634 alıntı127.110 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.246 Oy)8.174 beğeni24.055 okunma1.939 alıntı102.880 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.270 Oy)5.379 beğeni18.201 okunma690 alıntı92.588 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.991 Oy)8.388 beğeni23.300 okunma1.155 alıntı113.290 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.845 Oy)7.377 beğeni20.691 okunma693 alıntı80.029 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.027 Oy)12.509 beğeni31.838 okunma2.822 alıntı132.965 gösterim
  • Aşk
    7.8/10 (4.720 Oy)5.425 beğeni17.525 okunma802 alıntı91.295 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.166 Oy)10.830 beğeni26.622 okunma1.389 alıntı140.037 gösterim
Yazarın ilk okuduğum kitabı. Diğer kitaplarını da okumaya çalıştım ama bir türlü okuyamadim. Akıcı bir anlatımı var. En azından diğer kitaplarında olduğu gibi kafam karismadi :)
Kitap,Cevdet Bey'in kendisine aile oluşturma çabasıyla başlar ve aileyi kuran diğer yarısı olan eşinin ölümüyle sona erer.Bu aile üzerinden ev içindeki genel aile ilişkilerini anlatmıştır.Kitabın konularından birisi de budur.
Benim en çok dikkatimi çeken şeyse,kitapta onlarca karakterin tahlili yapılmış olmasına rağmen aslında yalnızca iki zıt karakterden söz edebiliriz.Karakterlerin bazıları hayatı sorgulamayan,kafa yormak yerine kendisini gündelik hayatının değişmez bir parçası kabul etmiş ve yeniliklere mesafeli duran,geleneklerimizi sahiplenen, sıradan olmayı tercih edenlerden oluşmuştur.Bir kısmı ise hayatın anlamını arayan,azla yetinemeyen,diğerlerine ayak uyduramayan ve yeni olan her türlü şeye kapılarını aralamış,kabullenmek yerine sorgulamayı tercih etmiş kişilerdir.Bu zıtlıklar karakterler değişse de üç bölümünde de sıkça yer verilmiştir.
Kitabı okurken sürekli iç dünyamdaki düşüncelerle yüzleştim.Ben de günlük hayatla yetinemeyenlerdenim...Okuyun,belki siz de kendinizi kitabın için de görebilirsiniz.Beni daha da düşündürttü ama yine de okumaya kesinlikle değer.
Yazarın bazı kitaplarını sevmeden okudum. Yine de ısrarla her kitabını okumaya çalıştım. Bu kitabın tarihi bir roman olduğu söylendi .Ama çok fazla tarihi bilgiye yer verilmemiş. Cevdet Bey adındaki bir tüccarın yaşama şekli çocuklarının yaşantısı anlatılmış. Akıcı bir roman yaşanan hayatlardan mesajlar vermiş. Zevkle severek okudum.
Cevdet Bey ve Oğulları kitabını alırken sayfa sayısı benim gözümü korkuttu. Orhan Pamuk'un okuduğum ilk kitabı olan Cevdet Bey ve Oğullarını beğendim diyebilirim. Orhan Pamuk'un 22 yaşında yazmaya başladığı bu kitabı 4 yıl içinde bitirmiş. Bu kitabı 22 yaşında başlayıp 26 yaşında bitirmiş olması ve bu yaşta böylesine ustalık eserini ortaya çıkarmış olması ziyadesiyle şaşırttı :) Öncelikle kitabı almak isteyenlere tavsiyem benim gibi Orhan Pamuk'un bir kitabını okumak istiyorsanız daha düşük sayfası olan bir kitapla başlayın. Bitirene kadar öldüm. Kitabın harika bir dili var. Konuşma diyalogları arasında kendinizi kaybediyorsunuz. O kadar içten ve hayattan yazmış ki sanki siz sohbet ediyormuş gibi oluyorsunuz. Cevdet Bey benim en sevdiğim karakter değildi. Muhittin'i ve Fatih'i çok sevdim. Nusret beyden ise nefret ettim. Kitabın sayfa sayısı fazla olması beni ve sizi ürken olumsuz sebeplerden. Kitap ilerledikçe sıkmaya ve bırakmaya zorluyor sizi. Heyecanla aldığım kitabı hüsranla koyup başka kitaba geçmeyi düşündüm ancak sabırla okudum ve IŞIKÇI ailesiyle birlikte dolu dolu 1 hafta zaman geçirdik.
http://www.portalkitap.blogspot.com.tr
Orhan Pamuk’un ülkemizde ki en iyi romancılardan birisi olduğunun ispatı belki bu kitabı.22 yaşında başlamış kitabı yazmaya.Ve kendi söylediğine göre bu kitap içinde doğduğu burujuva çevresine bir yandan orada doğmuş olması dolayısıyla sempati beslemesi bir yandan da o çevreyi alaya alması sonucu ortaya çıkmış.Zaten bu kitapta fazlasıyla hissediliyor.Ben ilk önce kafamda bir tuhaflık kitabını okumuştum.Daha sonra bütün kitaplarını kronolojik olarak okumaya karar verdim.Roman bir ailenin 3 kuşak boyunca nasıl değiştiğini, olaylara nasıl tepkiler verdiğini günlük yaşamdan ayrıntılarla veriyor.Kafamda bir tuhaflık kitabında olduğu gibi yine merkeze bir aileyi alarak aslında ülkede ki değişimi bizlere gösteriyor.Orhan Pamuk farklı çevrelerde çok eleştirilere maruz kalan bir isim ama bence bu romanında içinden çıktığı burujuva aileleri eleştirebilmesi bence büyük cesaret.Ve burujuva göstergesi değil.
Cumhuriyet döneminin bir ailedeki etkilerini sıkmadan ustaca gösteren bir kitap. Sadece toplumsal etkilerini değil, bireylerin kişiliği üzerindeki etkilerini de anlatmış. Üç kuşaktan oluşan bir aileyi tanıtıyor bize yazar.
Hayat... Hayatın anlamı...Hayatın sıradanlığı... Hiç geçmeyen ve bir türlü dolmayan boşluk... Hep yeni birşeyler yapma isteği... Hayatının başarısızlığa uğradığını düşünenler... Hayatın anlamını arayanlar, arayıp arayıp bulamayanlar...

Karakterlerin çoğunluğu devamlı hayatı, kendi hayatlarını sorguluyor, ne yapmalı, hayatı nasıl geçirmeli sorularını soruyorlar. Bende kitap boyunca karakterler vasıtasıyla bunları düşünüp durdum, kitapta kendimden çok şey buldum, üzerine çok düşündüm.

Kitap bir tarih romanı değil. 1900'lü yıllardan başlayıp, 1970'e kadar üç bölüm halinde Cevdet Bey'den başlayarak, çocuklarını, tanıdıklarını, torunlarını aktarırken tarihten kesitler de sunuyor, hem de hiç sıkmadan. İlgimi çeken taraflardan biri de, karakterlerin ardı ardına sıraladığı, ondan ona geçiş yapan düzensiz, sıradan, bazen de boş düşüncelerini okurken karakterlerin resmen kafalarının içine girebilmekti. Çok çok başarılı buldum. İlk roman olduğuna inanmak gerçekten zor. Benim gibi Pamuk' a hayran olanlardansanız eminim siz de çok seveceksiniz.
üniversite yıllarında ''e ama üniversiteli olduk artık Orhan Pamuk okuyabilirim'' hevesiyle elime aldığım ilk kitaplarından biri olan Cevdet Bey ve Oğulları kitabı hepinizin de tahmin edeceği şekilde kitap yarılanmadan rafta yerini buldu. Tabi sorunun kitapta değil de bende olduğunu bile bile böyle bir şeye kalkışmam biraz can sıkıcı olmuştu. Bir sene sonra inkılap dersinde tarih hocasının ''Tarih en iyi romanlardan öğrenilir'' sözüne binaen Cevdet Bey ve Oğulları kitabını tekrar elime aldım ve kitabı hazmede hazmede bitirdim. Postmodern Edebiyatın Türkiye'deki öncüsü sayılan Orhan Pamuk, kitabında Osmanlı sön döneminden Cumhuriyet dönemine geçişteki sancıları, kuşaklar arası çatışmayı, bireyci bakış açışıyla ele alarak ilk kitabıyla sesini duyurmayı başarmıştır... okumanızı tavsiye ederim. Özellikle Cumhuriyet ve Osmanlı üzerine tartışmaların çokça olduğu bu dönemde okunması gereken bir kitap...
Orhan Pamuk, okunması kolay bir yazar değildir. Uzun cümleleri, karmaşık diyalogları, iç konuşmaları, tahlilleri ve tüm bunları edebi bir metne dökebilmek kolay bir iş de olmasa gerek. Pamuk okumak isteyenler için tavsiyem, yazarı kronolojik olarak okumalarıdır. Böylece yazarın ve dilinin nasıl geliştiğini görmek mümkün olduğu gibi sevmek-sevmemek noktasında iyi ya da kötü yargılarınızı daha iyi analiz edebilirsiniz. Her eserinde önceki/sonraki eserlerine göndermeler vardır (kimi zaman karakterler, kimi zaman olaylar kimi zaman sadece bir an...) ki okumalar sırasında bunları keşfetmek müthiş haz verir insana. Cevdet Bey ve Oğulları yazarın ilk kitabıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarından 1970'lere kadar uzanan Türkiye'de, toplumsal yapı içerisinde kendisini nereye konumlandıracağını çok da bilememiş bir ailenin, aile üyelerinin 3 kuşak yaşantılarını ele alır. Romana konu olan aile ve kişiler yazarın ailesidir. Kitap kalın olmasına rağmen akıcıdır.
Okuduğum en muhteşem kitaplardandı diyebilirim. Orhan Bey bu kitabında sadece geçmiş zamana ışık tutmuyor; insanın iç dünyasına o kadar ustaca değiniyor ki ancak bir günce böylesine gerçek ve samimi olabilir. Karakterler ve mekanlar ustaca betimlenmiş. Her şeyin ötesinde size çok şey katan, geçmişi ve geleceği çok iyi okuyan samimi ve akıllı bir kitaptı. Meftun oldum
Demolins'e göre İngilizlerin üstünlüğünü orada bireylerin, insanların daha özgür olmasında aramak lazım. İşte bizde bu yok. Bizde öyle özgür, aklını kullanan, girişken insan yok! Bizde herkes köle, herkes boyun eğmek, toplumun içinde erimek, korkmak için yetiştiriliyor. Eğitim dedikleri şey hocanın dayağı, anneyle teyzenin saçma tehditleri. Din, korku, karanlık düşünceler, ezberlenmiş şeyler… Sonunda boyun eğmekten başka bir şey öğrenmiyorlar. Kimse kendi çabasıyla, topluma karşı çıkarak yükselmiyor.Herkes boyun eğerek, birinin himayesine girerek, kulluk ederek yükseliyor. Kimse kendi hesabına düşünmüyor. Düşünürse, korkuyor…
"Oğlum yalanlara inanmasın. Oğlum aklın ışığına, kendine inansın... Aklın aydınlığı..."
Bu hayatta bir şeyler yapmalı. Onu doldurmalı. Her şeyin ötesine geçmeli... Bir şeyler yapmalı. Bu yaptıklarını insan başkalarına duyurmalı... Sıradan bir hayat istemiyorum ben!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cevdet Bey ve Oğulları
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
616
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754704556
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Cevdet Bey ve Oğulları
Cevdet Bey ve Oğulları
Pamuk’a ilk ününü getiren bu büyük roman İstanbullu bir ailenin yetmiş yıllık serüvenini hikâye ediyor.
Nişantaşlı bir ailenin 20. yüzyılın başından itibaren üç kuşak boyunca serüvenlerini anlatan bu kitap ev içlerinin renklerini, zamanın akışını, günlük sıradan konuşmaları akılda yer eden kahramanlar aracılığıyla saptarken, okura geleneksel romandan alınacak hazları bütünüyle veriyor. Abdülhamit döneminin son yıllarında, İstanbul’un ilk Müslüman tüccarlarından küçük dükkân sahibi Cevdet Bey’in tutkusu, hem işlerini büyütmek, zenginleştirmektir hem de "Batılı anlamda" çağdaş, modern bir aile kurmak. Kökü taşraya uzanan geleneksel ailesini bir yana bırakarak bu isteklerini gerçekleştirmeye girişen Cevdet Bey’in ve oğullarının hikâyesi, bir anlamda modernleşme uğraşı içindeki Türkiye Cumhuriyeti’nin özel hayatının da hikâyesidir. Ev içlerinin, yeni apartman hayatının, Batılılaşan büyük ailelerin, Beyoğlu’na çıkıp alışveriş etmelerin, radyo dinlenen pazar öğleden sonralarının dikkat ve sevgiyle anlatıldığı bu panoramik roman, Orhan Pamuk’a hak ettiği ünü getiren olgun bir ilk kitaptır.

"Pamuk adeta okurun elinden tutup onu kendi dünyasında dolaştırıyor. Yazar romanını anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda kâh hızlanan kâh yavaşlayan bir tempoda birbirinin içine geçen sahnelerle, karşılaşmalarla ve konuşmalarla her şeyi en ince ayrıntısına kadar çözümlüyor."

FRANKFURTER ALLGEMEINE

"Büyük bir başarı... Hiç duraksamadan en beğendiğim yirmi Türk romanı arasına alırım."

FETHİ NACİ

Kitabı okuyanlar 632 okur

  • Seher

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları