Canan

Canan
@_Frejya_
Bir insan yaşama isteğini kaybederse, ona yeniden umut vermek yakınlarına düşer. Başkasını ve kendini yok etme arzusu büyük insan topluluklarını istila ettiğinde ise derman bulmak bizlere, çağdaşlarına, diğer insanlara düşer. Bunu Öteki ile dayanışma duygusu içinde yapmasak bile, en azından hayatta kalma arzusuyla yapmalıyız. Çünkü çağımızda umutsuzluk; denizleri, duvarları, tüm somut veya zihinsel sınırları aşarak yayılıyor ve önüne set çekmek kolay değil.
Sayfa 62·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Her şeyin bir kan seli içinde sona ereceğini bildiğimize göre, protesto etmek, talepler öne sürmek, ateşlenmek neye yarar? Şu rakiple veya bu hanedanla savaşmak, büyük devletler onları asla bırakmayacağına göre, neye yarar? Tabii, bir savaşın ne zaman başlayıp ne zaman bitmesi gerektiğine karar verenler de yine aynı büyük devletlerdir. Bu muhterem savları kuşkuyla karşılayan herkes ya saf ya cahil kabul edilir.
Sayfa 61·Kitabı okuyor
Nasıl ki en iyi perdahlanmış demir bile paslanmaya uzak değilse, en medeni imparatorluklar da her zaman barbarlığa aynı ölçüde yakın olacaktır; metaller gibi milletlerin de sadece dış yüzeyleri parlar. Antoine DE RIVAROL (1753-1801) De la philosophie moderne
Sayfa 57·Kitabı okuyor
Bugün, ideal çözümün —doğduğum ülke için, ama sadece orası için de değil— ne toplumu zararlı bir mantık içine hapsedip dosdoğru sakınılmak istenen noktaya giden kotalar sisteminde ne de sorunları örten ve çoğunlukla onları ağırlaştıran farklılıkları inkârda olduğunu düşünüyorum. İdeal çözüm tetikte olmayı sağlayacak bir düzenek kurulmasıdır; bu düzenek sayesinde nüfusun hiçbir kesiminin, daha da ideali hiçbir yurttaşın rengi, dini, etnisitesi, yaşı, cinsiyeti vb'den kaynaklanan haksız bir ayrımcılığa maruz kalmaması denetlenecektir. Toplumsal dokunun yavaş yavaş çürümesine sessiz kalmak, diğer yandan da cemaatçiliğin tuzaklarla dolu mantığına girmek istemiyorsak, nüfus içinde mevcut çok sayıda duyarlılığı dikkate almaya gayret etmek gerekir; böylece her yurttaş yaşadığı toplumla, onun toplumsal sistemiyle ve kurumlarıyla özdeşleşebilir. Böyle bir düzenek bütün gerilimlere ve bütün sapmalara her gün dikkat edilmesini gerektirir.
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Müslümanlar ile Yahudiler arasındaki ilişkilerde de şüphe öne çıkıyor; bu defa güvensizlik, sırtlarını dine dayamış ve topyekûn bir savaşa –her düzlemde ve tüm gezegende sürdürülen bir savaş– girişmiş milliyetçilikler arasındaki daha yakın tarihli ve çok daha sert bir rekabetten kaynaklanıyor.
Sayfa 51·Kitabı okuyor