"Hayat böyleydi işte,anlık.Bir bakmışsın her şey tozpembe,bir bakmışsın bir felaketin ortasında yapayalnız..."
Bu seri beni rs'dan çıkardı ve 1 hafta olmadan bitirdim.Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve akıcılığı sayesinde uzun zaman sonra bir kitabı aylarca yanımda taşımadım.Seri boyunca karakterlerin duyguları,kişilikleri çok güzel anlatılmıştı ,her birinde kendimden bir parça buldum ama en çok Umut ve Göktuğ.Umut'un ne olursa olsun güçlü durmaya çalışması,Göktuğ'nun pozitifliği ve sevecenliği,Kerem'in temiz kalbi,Akın'ın sakinliği...Hepsinin ayrı ayrı hayran olduğum özellikleri var. Kitabı asıl sevme sebebim bence hepsinde kendimden bir parça bulmam ve yazarın anlatım dili.Kitaptan çıkarabileceğiniz güzel dersler de var.Ama maalesef her güzel şeyin bir sonu var ve bu seri de bitti.Bitirdiğim andan itibaren bi boşluk hissettim çünkü kitaptaki karakterlerle yaşıyordum.Birkaç sahnede gereksiz bulduğum olaylar yaşandı ama seriye bakışımı etkilemedi.Aradan zaman geçse bile tekrar okumak isteyeceğim bir seri.En çok ikinci kitabı sevdim.