Schopenhauer'in dediği gibi: Doğa onları türünün devamı için kandırmaya çalışıyor. Aşk denilen şey, çocuk yapmakla sonuçlanması gereken bir kandırmaca mı gerçekten?
Olmaz olması Maximilian Wanger! Bu uğursuz şubat günlerini mi bulmuştu İstanbul'a gelecek! Soracağı soruları önceden biliyordum bu ihtiyar Batılının! Aaaa, İstanbul soğuk olur muydu böyle? Ben de çöl iklimine göre bir şeyler almıştım. Hımm, otoyollar da var mı? Kusura bakmayın ama sizin niye başınız neden açık? Kadınlar üniversitede çalışabiliyor mu?
Böyle sorulara alışmıştım artık. Gelen her yabancı ile ilk karşılaşma öncesi, genellikle kendimi hazırlardım. Bu ihtiyara da, yüzümü de yapmacık bir gülümseme ile diğerlerine verdiğim cevapları verecektim: Cumhuriyet diyecektim, devrimler diyecektim, Türkiye'de kadınların seçilme hakkını Avrupa'daki birçok ülkeden önce aldığını, üniversite hocalarımız yüzde 40'ın kadın olduğunu anlatacaktım. Bu ülkede yarım Aslı daha fazladır fes giyinmediğini, erkeklerin 4 kadınla evlenmediğini, Türklerin Arap olmadığını, İstanbul'da çöller ve develer bulunmadığını, kışın soğuktan herkesin kıçının donduğunu ve bunlar gibi bir sözünü ardı ardına sıralayacaktım
Çok şey var Ama genel olarak psikiyatrisinin kademeli olarak aşamasını ve birçok hastasını anlatan ve içinde bir sürü bilgi barınan psikolojiyi istiyorsanız belki de sizi birazcık daha itebilecek ve daha çok sevdirebilecek bir eser içinde ve sizi eğiten size ders veren ve sizi kimlerden koruyabileceğinizi de bir nevi anlatan bir kitap çok anlatacak bir şey yok çünkü hepsi hastalarla ilgili o yüzden pek anlatamıyorum bir şey