"Kendine bile sahip olamayan, çalınıp çöpe atılabilecek kadar aciz bir tanriydi Menât. Onlar şanslıydı, onların kralları çıplaktı. Her ne kadar söyleyemeyip kendilerinden bile gizleseler de bu hakikati çok açık bir şekilde görüyorlardı. Günümüzde olduğu gibi bin bir çeşit put, bin bir renge ve bin bir şekle bürünmemisti. Üstelik o iki gencin kendilerini çöpe atmasını engelleyemeyecek kadar da güçsüzdürler. Şimdi öyle mi! Bin bir şekle girmiş, bin bir renge boyanmış, dünyanın dayanılmaz cazibesiyle kaplanmış, en şatafatlı ve cazip bir halde nefisleriyle el ele vermiş inananlari Allah'tan uzaklaştırarak kendilerine kul yapmaya çalışıyorlar. Hatta sosyal ve psikolojik baskılarla adeta buna mecbur ediyorlar. İkna, eğlence, söz, para, makam ve mevkii gibi bin bir silahı kullanarak. Göze, kulağa, akla, duygulara hitap ederek..."
#bendünyaveAllah
Çocuk kitaplarını da inceledigimize göre okuduklarimizi paylaşmak yeni okurlara yardımcı olabilir.
Soru sormaya başlayan, merak eden ve öğrenmek isteyen tüm çocuklara okuyabileceğiniz güzel bir seçim Ben, dünya ve Allah kitabı. Çocuklar görsellerle, beyinlerine öğrendiklerini daha iyi kazirlar. Tekrar edip, hatirlattikca da unutmalari pek mümkün olmaz.
#ensonyüreklerölür
Yüreklere düşen ilk kıvılcımlar...
Sonsuza dek süreceğine inanılan aşk, mutluluk...
Ve o uğursuz kaza!
Kadının belleğinde kalan son sözcükler...
"Sıkı tutun Nehir!..."
Bu kez yazar, aşkın yanı sıra organ nakli konusuna da dokundurmus kalemini.
Yaşamla ölümün kıyasıya savaştığı yol ayriminda geçen çarpıcı bir öykü.
Yanı başımızda yaşanıyormuşcasına gerçek...