Kübra İLDEŞ

Tokalaşmanın birinci şartı ise yumruk haline gelmiş ellerin çözülmesidir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İşittiklerimizle hareket edeceksek, gözlerimiz niye yaratıldı? Hep akıl yürüteceksek, kalbimiz neden var? İşte bunun için 'ilim ve irfan' diyoruz. Hani aklın ve kalbin bereketli uyumu...
Dirileri yok sayan, görmezden gelen, buna karşılık sadece vefat edenleri anan ve seven bir insan olmak bize yakışmaz. Kıymet bilenin kıymeti olur.
Sadece aklın değil, kalbin yolu da birdir. Selim Cerrah Bey'den okuduğum, ilhamı ve ibreti aynı anda veren bir cümle: "İnandıklarımızı yaptığımız zaman yol aldık, kazandık. Kazanmak için inanmadığımız şeyleri yapınca kaybettik." Soralım ve bitirelim: Kendimizi ve dostlarımızı kaybettikten sonra dünyanın tamamını kazansak ne olur?
Her parlayan ismi tehdit, her fikrini söyleyeni tehlike olarak görmek yalnızlık ve vasatlaşmaya yol açar.