"Gözümde tüten ne şehirler, ne insanlar, ne de kırlar ve ormanlar. Açık denizleri, etrafında duvar olmayan , uçsuz bucaksız yerleri arıyordum. Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birden bire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor.
"Ben anneme ne diyeceğim şimdi?"
Koltuğuna yaslanan adam bir dizini kırıp ayak bileğini diğer bacağı üzerine bıraktı. Kıza alttan baktı öfkeli Ayşem kesinlikle sevmelik, şımartılmalık bir kadındı.
"Ben Doğansız yapamıyorum, kaçtım gittim olmadı. Adamın bakışları bile ateş anne , beni yak beni yak diye bakıyor, yanmak istiyorum anne. Ne yapayım büktüm boynumu evlenelim madem dedim dersin, Gökyüzüm."
Gülümsemesine engel olamadı Ayşem. "Kendini beğenmiş ağa. Yak beni yak beniymiş."