Değişiyordum. O zamanlar bilmiyordum ama yeniden mutlu olmanın ve beni mutsuz eden bazı şeyleri unutmanın bir yolunu bulmuştum. Her şeyden önce kendimi unutmayı öğrenmiştim.
Nefes alabilmenin ne büyük bir nimet olduğunu o an tüm hücreleriyle an lamıştı; mutluluk için başka hiçbir şeye gerek yoktu, sadece nefes almak yeterdi. Ama insan, nefessiz kalmadan nefesin, hapsedilmeden özgürlüğün, ölümle yüzleşmeden yaşamın kıymetini bilemiyordu.
Kişinin kendi deneyimlerinden pişmanlık duyması, kendi gelişimini durdurması demektir. Kişinin kendi deneyimlerini inkâr etmesi, kendi yaşamının dudaklarına bir yalan koymaktır. Bu, ruhun inkârından başka bir şey değildir.