Yaşar Kemal, dili bir kilim gibi dokuyan, Anadolu’nun ruhunu kağıda döken en büyük ustalarımızdan biridir. İnce Memed ise sadece bir eşkıya hikayesi değil, insanın zulme karşı bitmeyen başkaldırısının destanıdır.
Yaşar Kemal’i ilk defa okudum; dili o kadar akıcı, o kadar güzeldi ki hiç yabancılık çekmedim. Dilinde bilinmeyen kelime yoktu; yazar, Anadolu’nun doğal dilini çok güzel kullanıyordu.
İnce Memed; insanın güçlü ve güçsüz yanlarını, toprağı, eşkıyalığı, sevdayı, dostluğu ve hayatta kalma çabasını anlatan çok güzel bir kitaptı. Kitap, Memed’in anasıyla beraber yaşadığı Değirmenoluk köyünde geçiyor. Memed’in bir yandan anasıyla geçinip bir yandan köylerindeki vicdansız Abdi Ağa ile baş etmeye çalışması ve aşık olduğu kadın olan Hatçe’ye kavuşma çabalarıyla devam ediyor.
Hayat Memed’i öyle bir yere getiriyor, zorluklar öyle çoğalıyor ki Memed sonunda dağlara çıkıp eşkıya oluyor. Orada büyük zorluklar yaşıyor, yeni arkadaşlar ediniyor. Adını öyle bir duyuruyor ki tüm köylüler Memed’i seviyor. Fakat Memed’i sevenler kadar sevmeyenler de var. Ona el uzatıp yardım edenlerin yanı sıra, onu bitirmek ve ölmesini isteyenler de mevcut. Kitap genel olarak Memed’in eşkıyalık dönemini ve Hatçe’sine kavuşma çabasını anlatıyor.
Demem odur ki bu kitabı mutlaka okuyun; sizi hem tebessüm ettirecek hem de ağlatacak. Ek olarak, sonu beni darmaduman etti; ikinci kitabı çok merak ediyorum. Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar!